kVJY9. Bebek boğulması hakkında bilmeniz gerekenler bu yazımızdan okuyun ve bu durumlarda nasıl davranacağınızı boğulması hakkında bilgi almak, bu hassas anlarda içinizin rahat etmesine yardımcı boğulması, özellikle annelik deneyimine hala uyum sağlayamayan, ilk kez anne olan kadınlar için birçok endişeyi beraberinde getiren bir konudur. Bununla birlikte, en deneyimli ebeveynler bile bebek boğulduğunda biraz sıkıntı yaşar. Çünkü bu zor zamanlarda kullanılması gereken tekniklerin bilgisine her zaman sahip akılda tutarak, bu yazımızda konu ile ilgili temel bilgileri sunacağız. Bebeğin boğulmasının nasıl olduğunu, bebeğin boğulduğunun belirtilerinin neler olduğunu görün ve bu durumlarda ne yapılması gerektiğini öğrenin. Ayrıca boğulma durumları için çok önemli bir prosedür olan Heimlich Manevrası hakkında da bilgi Boğulması Nasıl Olur?Bebeklerde Boğulma Türleri Nelerdir?Kısmi boğulmaTam boğulmaBebeklerde Boğulmanın Nedenleri Nelerdir?Bebeğin Boğulduğunun Belirtileri Nelerdir?Bebeğin çok öksürmesi normal mi?Bebek Boğulması Durumunda Ne Yapmalı?1 yaşından küçük bebekler1 yaşından büyük bebeklerBebeklerde Süt Boğulması Nasıl Önlenir?Heimlich Manevrası nedir ve nasıl yapılır?Benzer yazılarBebek Boğulması Nasıl Olur?Yetişkinlerde olduğu gibi bebekler için de yediklerinin izlediği yol aynıdır. Ancak bazı nedenlerden dolayı bebeklerde boğulma riski daha fazladır. Aslında çiğneme sonrası dilin hareketi ile besinler yutağa taşınır. Yemek borusu ve gırtlak adı verilen iki delik çok yakın oldukları için hatalar meydana borusunun görevi mideye besin taşımak iken gırtlak solunum sırasında akciğerlere hava taşıyan elastik bir yapıdır. Bu nedenle besinin yolunda küçük bir sapma varsa yemek borusuna değil gırtlağa düşer. Bu olursa, yiyecek akciğere boğulması sırasında öksürük, vücudun bir şeylerin yanlış gittiğini anlaması ve sorunu düzeltmeye çalışması nedeniyle oluşur. Bu düzeltme tepkisi, yanlış yerde bulunan yiyecek parçaları veya yabancı cismi dışarı atmayı amaçlar. Bebeklerde öksürük kasları gelişmeye devam ettiği için boğulma, çocuğun nefes almasını engeller ve çok tehlikeli boğaza yabancı cisim kaçması nedeniyle boğulma daha yaygın olarak Boğulma Türleri Nelerdir?Bebeklerde boğulma türleri, özelliklerine ve risk derecesine göre boğulma çeşitleri aşağıdaki gibidirKısmi boğulmaÇocuğun solunum yollarının tam olarak kapanmadığı durumlara kısmi boğulma diyoruz. Yani hala hava akımı olduğu için bayılma riski daha düşüktür. Bu durumda bebek çok ağlar, nefes nefese, heyecanlı ve boğuk boğulmaTam boğulma daha ciddi bir durum olduğu için daha hızlı yardım almak gerekir. Bu durumlarda çocuk bayılır, morarır ve nefes alması çok zor olduğu için yumuşak bir vücuda Boğulmanın Nedenleri Nelerdir?Bebek boğulması nedenleriAcil yardım gerektiren bebeklerde boğulmanın başlıca nedenleri aşağıdaki gibidirEmzirme sırasında boğaza süt kaçması;Pirinç ve fasulye gibi gıda kaçması;Uzanırken veya uyurken biberondan sıvı kaçması;Pil veya mıknatıs gibi oyuncaklardan çıkmış olabilecek parçalar;Muz gibi çok kaygan meyve boğazına kusmuk kaçmasıAyrıca bebeği besledikten sonra yatırırken sütün geri gelmesi veya emzirirken sütün soluk borusuna kaçması nedeniyle de boğulma meydana Boğulduğunun Belirtileri Nelerdir?İlk kez anne olsanız bile bebek boğulması ana belirtilerini belirlemek o kadar da zor fazla dikkat gerektiren aşağıdaki ipuçlarına göz atınBeslenme sırasında ağlama, hapşırma ve öğürme;Nefes almada zorluk, soluk veya morumsu dudaklar;Aniden hızlı, nefes nefese kalması;Bebeğin nefes almak için çok çaba harcaması;Ağlamaya çalışıyor, ancak ses çok öksürmesi normal mi?Çocuk gelişimi harika keşiflerle gelir. Bebekler bile bunu erken yaşlardan itibaren anlarlar. Dolayısıyla, yeniyi deneyimlemenin büyük memnuniyet ve neşe getirebileceğine dair bu tür bir “farkındalık” ile zaten büyüyorlar. Bunun bebek boğulmasıyla ne ilgisi olduğunu merak ediyor olabilirsiniz, değil mi?Küçük elleriyle koordinasyon gelişmeye başlar başlamaz bebekler her şeyi ağızlarına götürmeye başladıkları için boğulabilirler. İşte tam da bu yüzden keşifler ve yenilikler hakkında konuşuyoruz. Çünkü bebeklerin ağzına bir şey koyması yeni lezzetler keşfetmesinin bir birlikte, bu hareket boğulma riskini büyük ölçüde artırır ve bu, bebek boğulmasının ana nedenlerinden biridir. Bu aşamada anne-babalar yeni beslenme alışkanlıklarını tanıtma fırsatını değerlendirmeli ve parçalı yiyecekler yerine bebek maması ve kuru meyve önlemlere rağmen bebeğinizin boğazına bir şeyler sık ve devamlı kaçıyorsa, ideal olan bir doktordan yardım istemektir. Çok sık görülen boğulma vakaları, çocuk doktoru tarafından daha dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Kulak burun boğaz uzmanı ve konuşma terapisti gibi diğer profesyoneller de boğulmanın nedenlerini keşfetmek için özel testlerle yardımcı Boğulması Durumunda Ne Yapmalı?Bebekler henüz anne karnındayken emmeyi öğrenirler. Bu bebeğin emmesine yardımcı olan önemli bir harekettir. Çeneyi ve ağızı hareket ettiren kasları güçlendirmenin yanı sıra, daha sonra çiğneme için bebeği birlikte, yutma eyleminin öğrenilmesi ve eğitilmesi daha uzun sürebilir. Bu da boğulma riskini artırır. Hatta bazı durumlarda anne sütünde boğulma meydana gelebilir. Bu, nefeslerini kontrol etmeyi, aynı anda süt emmeyi ve yutmayı henüz öğrenmemiş yeni doğan bebeklerde daha boğulma belirtisi olursa, çocuğunuza yardım edebilmek için sakin kalmanız gerekir. Çocuğun yaşına göre neler yapılabileceğini öğrenmeniz hayati öneme biberonda ister memede olsun, emzirme döneminde bebek boğulması çok yaşından küçük bebeklerYenidoğanlarda veya yaşamın ilk birkaç ayında bebeğin herhangi bir boğulma belirtisinde bebeğin hava yolunu açmaya önemli adımlar şunlardırOturun ve bebeği karnı üstüne, önkolunuzun üzerine koyun;Başını vücudundan biraz daha aşağıda tutun;Bebeğin ağzını işaret veya orta parmakla açık tutun;Bebeğin omuzları arasındaki bölgeye, yani sırtına çok sert olmayacak şekilde vurun;Nazik olun ve onu incitmemeye dikkat edin;Bu işlemi birkaç dakika boğulması durumlarında en önemli müdahale beyne oksijen gitmesini sağlamaktır. Bunun için ilk yapılması gereken şey hava yollarını açmaktır. Sakin kalın ve anne iç güdünüze güvenin. Bu şekilde bebeğin hava yollarını açamıyorsanız 112 acil servisi arayın ve yerinizi tam olarak yaşından büyük bebekler12 aydan sonra boğulma yaşayan bebeğe derhal müdahale edilmelidir. Prosedürleri güvenli bir şekilde yürütmek için teknik becerilere sahip olmak büyük önem yaşından sonra bebekler yutma ve öksürük kasları ile daha güçlüdür. Bununla birlikte, çocuğun boğulmasına neden olan şeyi dışarı atmasını sağlamak için manevraları doğru bir şekilde gerçekleştirme becerisi yaşı ne olursa olsun, boğaza cisim kaçması durumlarında ebeveynlerin çocuklarına yardım etmek için çok dikkatli olmaları belirtilerini belirledikten sonra, çocuğunuzu öksürmeye teşvik edebilirsiniz. Sırtını sıvazlarken dikkatli olun, çünkü bu, boğaza kaçan ve boğulmaya neden olan şeyin aşağı inmesine ve durumu daha da kötüleştirmesine neden olabilir. Öksürüğü teşvik etmek için bebeğin midesini yavaşça sıkıştırabilirsiniz. Bu, boğaza kaçan yiyecek veya nesneyi dışarı çıkarmaya yardımcı sut boğulmasıBebeklerde Süt Boğulması Nasıl Önlenir?Anne sütü şüphesiz bebek için en önemli besindir. Ancak bebeği emzirirken çok dikkat edilmesi gerekir. Bebeklerde süt boğulması normalde yaşamın ilk birkaç ayında süt boğulmasını önlemek için önerilerimiz şunlardırBebeği tamamen yatarken emzirmeyin;Sütü doğru pozisyonda alması için bebeği kucağınıza koyun;Boğulma ve genzine süt kaçması sık ise, gastroözofageal reflü hakkında çocuk doktorunuzla konuştuğunuzdan emin olun;Bebeğinizin mamasına çok dikkat edin ve elma, üzüm, şekerleme, yer fıstığı ve patlamış mısır gibi bazı yiyecekleri vermekten kaçının;Bebeği gazı çıktıktan sonra bile hemen dik konuma getirmeyin;Beslendikten sonra bebeği yatay pozisyonda değil, yan pozisyonda Manevrası nedir ve nasıl yapılır?Bu prosedür, çocuğun boğulduğu ve bilincini kaybettiği durumlarda en uygun yöntemdir. Bu manevranın amacı, bebeğin hava yollarının açılmasını destekleyen bir karın kompresyonu yapmaktır. Bunun için solunum kaslarından biri olan diyaframa baskı yapılması nefes alma akciğerlere hava girişi ve hava çıkışı hareketlerini düzenleme işlevine sahip bir kastır. Diyaframı sıkıştırarak, solunumdan sorumlu mekanizmalar uyarılır. Bu acil bir durum olduğundan amaç, çocuğun nefes almasını ve kan oksijenlenmesini sürdürebilmesini Manevrasını gerçekleştirmek için aşağıdaki adımları izlemelisinizBebeği bir masa veya yerde düz bir şekilde yatırın. Önemli olan onu sağlam bir yüzeyde tutmaktır;Orta kaburga kemiğini iki parmağınızı, tercihen işaret ve orta parmakları kullanarak sıkıştırın;Kaburga orta kemiği üzerinde 30 tekrarlı vuruş yapın. Egzersiz yapılan ve sıkıştırılan alanın normale dönmesini bekleyin ve baştan başlayın;Ilk 30 hareketi yaptıktan sonra, çocuğun ağzını hafifçe açmak için 2 parmağınızı kullanın;Ağzınızı hava ile doldurun ve çocuğunuzun ağzına ve burun deliklerine üfleyin;Bebeğin ağzını açarken bunu iki elinizle yapın. Bir elinizle alnını sıkın ve diğer elinizle küçük olanın çenesini çok dikkatli bir şekilde geri çekin;Verilen hava hacmi nedeniyle göğsünüzün biraz yükseldiğini fark edene kadar bu işlemi tekrarlamalısınız;Kendi kendine nefes almaya başlamasa bile ambulans gelene kadar bu manevrayı yapmaya devam Heimlich Manevrası’nda iyi sonuçlar elde etmek için yaklaşık 120 kompresyon yapılır. Bunu uygulayan kişinin becerisi ve teknik bilgisi, çocuğun nefesinin geri gelmesi için çok boğulması prosedürünün çocuklarda kullanılandan farklı olduğunu olarak, kusmukla veya uyurken sık sık boğazına bir şeyler kaçan bebeklerin profesyonel değerlendirmeye ek olarak daha fazla bakıma ihtiyaç duyduğunu bir kez daha belirtmekte fayda var. Yutma güçlüğü nörolojik değişikliklerle ilgili olabilir. Bu nedenle, çocuk doktoru ile konuşma çok yardımcı gibi özellikle emzirme döneminde bebek boğulmasını önlemek mümkün. Bu sorunu kontrol etmeye yardımcı olan uygulamalara ek olarak, sabırlı olmak ve bebeğin gelişmesi ve yutkunmasının daha fazla gelişmesi için zaman tanımak da önemlidir. Bu faktörlere dikkat etmek, bu durumlarda anneleri daha rahat hale getirir. Hamilelikle başlayan dönem yeni sorumlulukları da beraberinde getirir. Eve yeni gelecek olan bebeğinizin bakımı, giyimi, beslenmesi, uyku zamanları derken yorucu günler için kendinizi hazırlamanız gerekir. Bu yorucu dönem bir de kış aylarına denk geliyorsa daha da dikkatli ve özenli olmanızı gerektirir. Bebek üşümesin ama terlemesin de, uyurken ne giydirilmeli, oda sıcaklığı kaç derece olmalı, üşüdüğü nasıl anlaşılır gibi konular merak edilen konuların başında gelir. Özellikle ilk defa anne baba olacak çiftler bu gibi konuları düşünmemek için bebeklerinin yaz aylarında doğmasını isteyebilir. Ama tıpkı hayatın kendisi gibi her şey planlandığı gibi ilerlemeyebilir. Bu sebeple aklınızdaki soru işaretlerine yanıt bulabileceğiniz kış aylarında bebek bakımı hakkındaki detayları yazımızın devamında bulabilirsiniz. Bebek bakımı kendi başına zor ve dikkat gerektiren bir iştir. Anneliğe adım attığınız ilk günlerde herkes size öneriler sunabilir. Başkalarının akıl vermesi yaygın bir durumdur. Zaten yeni sorumluluklarınıza alışmaya çalıştığınız bu dönemde başka kişilerin size yardımcı olması gerekirken akıl vermesi sizin için yorucu ve bazen sinir bozucu olabilir. Bu gibi durumlarda sakin kalmak mantıklı olacaktır. Doğumdan sonraki ilk günleri bebeğinizin bakımına ve onunla keyifli vakit geçirmeye ayırmanız aranızdaki bağı güçlendirecektir. Kış aylarında bebek bakımın zorlayıcı olmasının temel sebebi, bebeklerin bağışıklık sisteminin ve cilt alt yağ dokusunun tam olarak gelişmemiş olmasıdır. Bebekler dünyaya geldiklerinde ciltleri oldukça hassas ve lanugo tüyleri denen ince tüylerle kaplıdır. Yağ dokuları henüz yeterli kalınlığa ulaşmadığı için vücut ısılarını korumakta zorlanırlar. Banyo yaptırırken ya da altlarını değiştirirken çıplak olduklarında vücut ısıları hemen düşmeye başlar. Aynı şekilde özellikle kış aylarında dışarı çıktığınızda yanaklarının ve ellerinin hemen soğuduğunu fark edebilirsiniz. Bunun yanı sıra ter bezleri yeterli gelişmişliğe ulaşmadığı için terleyemezler ve buna bağlı olarak vücut ısıları kontrolsüz olarak yükselebilir. Bu sebeple bebeklerin ateşi çıktığında yüksek ateşe karşı daha dayanıklı olmalarına rağmen ateşini düşürmekte zorlanabilirsiniz. Yenidoğan bebeklerin çevreye uyum sağlaması ve bağışıklık sistemlerinin kendilerini koruyacak seviyeye gelmesi için biraz zaman geçmesi gerekir. Bu zamanda da özel bir ilgi ve bakıma gereksinimleri vardır. Vücut ısısının dengeli olması hayati organların çalışması için gereklidir. Vücut ısısı azaldığında, bebeğin enerjisinin çoğu bunu düzenlemeye harcanır. Bu da bağışıklık sisteminin de etkilenmesi anlamına gelir. Bunların yanı sıra kış aylarında enfeksiyon hastalıklarının da arttığını düşünürsek, bebeğinizin bağışıklık sisteminin zayıflaması onu bu hastalıklara karşı bir hedef haline getirir. Bu sebeple kış aylarında bebek bakımı konusunda dikkatli olmanız ve bağışıklığının artması için bol bol emzirmeniz gerekir. Çünkü anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarının karşılandığı mucizevi bir besin kaynağıdır. Bebek bakımı başlı başına zor ve dikkatli olunması gereken bir iştir. Hele ki kış aylarında, bebek üşümesin ancak terlemesinde, oda sıcaklığı kaç derece olmalı, dışarıda nasıl giydirilmeli, uyurken nasıl giydirilmeli, bebeğin üşüdüğü nasıl anlaşılır, nasıl kumaşlar tercih edilmeli derken ebeveynlerin aklı baya karışıyor. Kış Aylarında Bebek Bakımı Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler Kış aylarının gelmesiyle birlikte bebeğe ne giydirsem, dışarı çıkarsam hasta olur mu, ne tür kumaşlar tercih etmeliyiz, üstünü örtsem terler mi, oda sıcaklığı ideal mi gibi birçok sorunun aklınızı kurcaladığını biliyoruz. Kış aylarında bebek bakımı hakkında dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, kış aylarının gelmiş ve havanın soğuk olması dışarı çıkmanıza engel değildir. Evde oturmak hem sizin için sıkıcı bir hal alabilir ve sonunda bu durum sizi bunaltabilir. Ayrıca bebeğinizin de temiz hava güneş ışığına ihtiyacı vardır. Güneş ışığı D vitaminini aktif hale getirerek kemik gelişimini ve deri üzerinde bulunan bazı metabolizmaları harekete geçirir. Bu sebeple güneşli havalarda bebeğinizi doğru şekilde giydirip hem D vitamini almasını sağlayabilir hem de kafanızı dağıtabilirsiniz. Bebekleri kış aylarında giydirmek kafa karıştıran konulardan biridir. Üşümesin diye kalın kıyafetler giydirmek bir süre sonra vücut ısısını artıracak ve ateşlenmesine sebep olacaktır. Bu sebeple bebeği halk arasında da denildiği gibi soğan ve lahana gibi ince ama kat kat giydirmek gerekir. Ayrıca bir püf noktası olarak bebeğinizi kendinizden bir kat fazla giydirerek vücut ısısını dengede tutabilirsiniz. El ve ayaklarının üşümemesi için evdeyken çok sıkmayan çorap ve eldiven giydirebilirsiniz. Dışarı çıkarken de mont, bebe ve bebek arabası ya da ana kucağının içine koyacağınız pamuklu battaniye ile sıcak durmasını sağlayabilirsiniz. Bebeğinizin üşümemesi için onu kalın ve ağır battaniyelerle sarmak güvenli değildir. Elini kolunu hareket ettiremeyecek kadar sarmak hem dolaşım sistemini olumsuz etkileyebilir hem de terlemesine sebep olabilir. Bunun yerine pamuklu, hava geçiren battaniyeler tercih etmelisiniz. Cilt bakımı bebekler için oldukça önemlidir. Oldukça hassas olan ciltleri için mevsim fark etmeksizin nemlendirilmesi gerekir. Bebeklerin cildi anne karnında bir sıvı içindedir ve doğumla birlikte kuru havayla yüzleşir. Bu yağ tabakası olmadığı için ciltleri daha hızlı kurur. Bunun için uygun bir bebek yağı veya kremiyle masaj yapabilirsiniz. Evinizin ideal sıcaklığı 23-25 derece arasında olmalıdır. Evin çok sıcak olması da bebeğin sağlığı için iyi olmayabilir. Ayrıca evin havasının kış aylarında nemlendirilmesi de oldukça önemlidir. Kuruyan hava bebeğin burnunda kurumaya sebep olabileceği için nefes alış verişinde zorluk yaşayabilir. Bu sebeple evi nemlendirici makinelerle ya da kalorifer üzerine su veya ıslak havlu koyarak nemlendirebilirsiniz. Banyo süresi kış aylarında kısa tutulmalıdır. Bebek çıplak kaldığı süre boyunca üşüyebilir. Yaz geldiğinde suyla bol bol oynamak için vakti olacaktır. Bu sebeple kış aylarında ortalama 10 dakikayı aşmayan banyolar yaptırabilirsiniz. Aşılar bebeğin ilk aylarında oldukça önemlidir. Bu sebeple kış aylarında dışarı çıkarsak hasta olur diye düşünmeden bebeğinizin aşılarını yaptırmalısınız. Bebeğin bağışıklığı için gerekli olan en önemli şey anne sütüdür. Anneden gelen antikorlar süt yoluyla bebeğe geçer ve hastalıklardan korunmasına yardımcı olur. Bu sebeple mevsim ne olursa olsun ama özellikle hastalıkların kol gezdiği kış aylarında emzirmeye mümkün olduğunca devam etmelisiniz. Her bebek kendine özgüdür. Bu sebeple başkasının bebeğine iyi gelen bir ilacı kendi bebeğinize kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Ayrıca ilaçlar gibi bitkisel çaylar da bebeklerinizi olumsuz etkileyebilir, ona karşı bir alerjisi olabilir. Bu sebeple bebeğinizde bir kırıklık, halsizlik olduğunu hissederseniz doktorunuza danışıp onun verdiği bilgiler doğrultusunda hareket etmelisiniz. Bebeğiniz en çok ebeveynleriyle temas eder. Bu sebeple bebeğinize dokunmadan önce özellikle dışardan geldiyseniz mutlaka ellerinizi yıkamalısınız. Aynı şekilde evinize gelen misafirleri de bu konuda uyarmalısınız. Sonuç olarak; kış aylarında bebek bakımı, diğer aylara göre biraz daha zor olabilir. Ama bu bilgilere dikkat ederek bu dönemleri kolayca atlatabilirsiniz. Ayrıca vücut ısısını sık sık ölçmek üşüyüp üşümediğini anlamanıza katkı sağlayacaktır. Hastalıkların biz yetişkinleri bile diğer dönemlere göre daha fazla etkilediğini düşünürsek bebeklerin bundan etkilenmemesi olası değildir. Her bebek büyürken mutlaka hastalanır. Önemli olan doğru tedavi yöntemlerini uygulamak ve onunla geçirilen her andan ne olursa olsun keyif almaktır. “Yaz Aylarında Bebek Bakımı” Konulu yazımız da dikkatinizi çekebilir Uzman kadromuz ve deneyimli editörlerimiz ile anne, babalara ve bebeğin yakınında olan herkese sorularının tüm cevaplarını vermek için 2001 yılından beri buradayız. İnsanlar tek başına uykuda çok fazla yağ yakmayabilir, fakat uyku süreci kilo vermek için önemlidir. Örneğin, 2018'de yapılan bir çalışma, uyku bozukluğunun yağ kaybını yavaşlatabileceğini ve özellikle kısıtlı kalorili bir diyet uygularken bir kişinin kilo vermesini zorlaştırabileceğini buldu. Nasıl oluştuğu ve uyku bozukluklarının kilo kaybını nasıl etkileyebileceği dahil, uyurken kilo vermek için tüm detayları sizler için derledik. UYKU BOZUKLUĞU KİLO KAYBINI ETKİLER Mİ? Uyku bozukluğu, açlık da dahil olmak üzere birçok biyolojik süreci etkileyebilir. Bir 2017 incelemesi, değişen uyku düzenleri yaşayan kişilerin, genel olarak daha büyük iştahları olduğunu ve olmayanlara göre daha fazla kalorili yemekler tükettiğini bildirdi. Bu bulgu, uyku sürelerinin değiştirilmesinin bir kişinin kilo yönetimi üzerinde sonuçları olabileceğini düşündürmektedir. 2016 yılında yapılan bir çalışma, vardiya düzeni ile çalışan hemşirelerin, vücut kitle indekslerini inceleyerek bu sonuca ulaştı. Uyku eksikliği, kiloyu düzene sokma konusunda çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Bir dizi risk faktörünün aynı anda ortaya çıkabileceği metabolik bir sendrom yaratan uyku bozukluğu, dikkat edilmesi gereken önemli bir durum. Bu risk faktörlerinden birkaçı meydana geldiğinde, kardiyovasküler hastalık, felç ve diyabet geliştirme olasılığı artar. Bu risk faktörleri Karın bölgesi çevresinde aşırı yağ Düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoprotein veya "iyi" kolesterol Yüksek trigliserit seviyeleri Yüksek kan şekeri Yüksek kan basıncı Bu risk faktörlerinin ortaya çıkışını sınırlamak için, kişi ideal kiloda kalmaya çalışabilir. Kalp hastalığı gibi daha ciddi durumların başlamasını önlemek için yeterli uyku ve besleyici bir diyeti bir araya getirmek önemlidir. UYKU SAĞLIĞINI İYİLEŞTİRMEK KİLO KAYBINI TEŞVİK EDEBİLİR Mİ? Bir kişi uyku sağlığını iyileştirdiğinde, ılımlı bir kiloyu koruma olasılığı daha yüksektir. Örneğin, bir 2021 çalışması, uyku apnesi olan kişilerin daha iyi bir uyku yaşadıklarında 12 aylık bir süre içinde daha fazla kilo ve yağ kaybettiklerini belirtiyor. Daha kısa uyku hedonik tamamen zevke dayalı yemek yemeyi artırıyor Bir kişi hedonik olarak yemek yerken, daha çok zevk için yiyor. Zamanla, bu davranış daha besleyici olmayan yiyecek seçimlerine ve daha yüksek kalori alımına neden olabilir. Tersine, bireyler daha uzun süre uyuduklarında, hedonik olarak yemek yeme ve besleyici olmayan, zevk veren yiyecekleri arzulama olasılıkları daha düşüktür. Ek olarak, 2021 yılında yapılan bir araştırma , üniversite öğrencilerinde daha iyi uyku kalitesi yaşadıklarında hedonik açlığın azaldığını buldu. Bu, insanların iyi bir gece uykusundan sonra daha az kalori tükettiklerini ve daha besleyici yiyecek seçimleri yaptıklarını, çünkü yiyecekleri zevk için tüketme dürtüsüne sahip olmadıklarını gösteriyor. Siz uykudayken beyninize elektrik akımı uygulanması kulağa pek hoş gelmeyebilir, ama Almanya'da yapılan çalışmaya göre doğal beyin dalgalarının dışarıdan verilen hafif 'teşvik' ile arttırılması belleğinizi kayda değer ölçüde geliştiriyor. Dr. Pınar Uysal Onganer Uykunun nedeni ve fonksiyonu hâlã bilinmese de hafıza ile ilişkisi bugüne dek yapılan pek çok çalışma ile kanıtlandı. Örneğin, yeni öğrenilen birşeyin hemen ardından, biraz kestirildiği takdirde, bilgi, uyanık kalmaya oranla daha iyi hatırlanıyor. Almanya'da, Lübeck Üniversitesi'nde araştırmalarını sürdüren Jan Born ve ekibi bunun nedenini buldu. Bir teoriye göre, beyin kimyasallarının bir diğer deyişle nöro-modülatörlerin seviyesi uyku süresince hafızayı etkiliyor. Ancak Born ve ekibi bu teoriye karşın, bellekteki değişimden beyindeki elektriksel aktivite salınımlarının osilasyonun sorumlu olabileceğini düşünmüşler. Bu hipotezi ispatlamak için, uykunun hangi aşamasının hafızanın güçlenmesine katkısı olabileceğini test ettiler ve derin uyku süresince uyguladıkları zayıf elektrik akımı ile beyin aktivitesini teşvik ettiler. Gece boyunca, uykumuzun farklı fazlarında, farklı aralıklarla sözü edilen elektriksel aktivite osilasyonları kendiliğinden doğal olarak meydana gelir. Uykunun bölümlerinden biri olan REM rapid eye movement boyunca osilasyonların en hızlı, derin uyku fazında ise en yavaş oldukları saptandı. "Uyku sırasında, yavaş salınımları arttırmakla, ilk kez yavaş salınımların belleğin gelişmesinin nedeni olduğunu gösterdik' diyor Dr. Born. Çalışmanın sonuçları ve ayrıntıları Nature1,2 dergisinde yayımlandı. Born ve ekibi 13 tane tıp öğrencisine, uyumadan hemen önce, birbiri ile bağlantılı kuş ve hava gibi 46 çift sözcük ezberletmiş. Dört elektrot, gönüllü öğrencilerin kafasına yerleştirilmiş. Ardından, yavaş salınımlı uyku fazına geçildiğinde, araştırmacılar, 5 dakikalık 5 periyotluk dilimler halinde zayıf elektrik akımı uygulamış. Öğrenciler, sabaha dek rahatsız edilmeden uyuduktan sonra bir gece önceki sözcükleri içeren teste tutuldu. Beyin stimülasyonu uygulanmayan kontrol grubu uykuya dalmadan önce ortalama 37,4 kelime; uykudan sonra ise 39,5 kelime hatırlarken, deney grubu ise uykudan önce ortalama 36,5 kelime hatırlayabilirken, ertesi sabah, bu sayı 41,2 kelimeye kadar çıkmış. Araştırmacılar hızlı osilasyon uyguladıklarında veya yavaş osilasyonu uykunun diğer fazlarında ya da son döneminde uyguladıklarında hiçbir değişiklik saptayamamış. Belirtmekte fayda var ki, uygulanan 'tedavi/yöntem' sadece kelimelerin hatırlanmasına yani sözel belleğin gelişmesine yardımcı olmuş. Peki, bu sistemin mekanizması ne olabilir? Yavaş osilasyonlar, uyku boyunca, beyinde yeni yaşanan olayların bir çeşit yeniden görüntülenmesine neden oluyor. Böylece sinir hücrelerindeki hücre-içi sinyaller aktive ediliyor ve diğer sinir hücreleri ile olan bağlantılar güçleniyor. Birleşik Krallıklar'da bulunan Surrey Üniversitesi 'Uyku Araştırmaları Merkezi' çalışanlarından, Dr. Derk-Jan Dijk ise bu yöntemi kendi kendimize -gelecekte dahi- uygulayamayacağımız görüşünde. Uyku uzmanı Dr. Derk-Jan Dijk, uzun süreli etkilerin ve/veya olası yan etkilerin iyice incelenmesi gerektiğini savunuyor. Elektrik akımı tedavisi hâlâ bazı psikiyatrik hastalıkların iyileştirilmesi için kullanılıyor. Bazı depresyon hastalarının, manyetik alan uygulanması ile beyinde elektromanyetik akım meydana getirilmesi esasına dayanan 'transkraniyal manyetik stimülasyon' tedavisinden yararlandıkları bilinmekte. Born ve ekibi, kendi bulgularının da yakın gelecekte, tedavi amaçlı kullanılabileceğini düşünüyor. Her ne kadar şu an için 'rüya' olsa da, belki bir gün doktorlar beynimizdeki bu doğal salınımları stimüle ederek uyku bozukluklarını, depresyonu tedavi edebilirler, kim bilir yaşlanmayı bile durdurabilir. Her önemli karardan önce bana 'sleep on it üzerine uyu' diyen eski patronum galiba haklı! Kaynaklar 1. Marshall L, Helgadottir H, Molle M, Born J. Boosting slow oscillations during sleep potentiates memory. Nature. 2006 Nov 5. Epub ahead of print. 2. Smith K. Power up your memory bank. Nature. 2006; 133. KAYNAK // Yayınlanma Tarihi 01 Ocak 2000 Cumartesi, 0000 Bebek Bakımı Bebeklerde ve Çocuklarda Emzik KullanımıAğlayan bebeği susturmanın en ideal yolu ona yalancı emzik vermek yerine, ağlamaya neden olan ihtiyacı gidermektirYalancı emzik hijyen kurallarına uyulmazsa ağız için bir mikrop kaynağı olabilir. Bebeğiniz emziğe alıştıysa emziğin steril olarak tutulması, yere düşen emziğin çocuğun ağzına verilmemesi ve emziği temizlemek için annenin emziği ağzına sokmaması gerekir. Annelerin her türlü malzemeyi kendi ağızlarında temizlemeye dönük bu geleneksel öğretiden biran evvel uzaklaşması gerekiyor, son derece yanlış bir davranış. Anne yerden aldığı emziği ağzında temizlediğini zannederken aslında ağzındaki mikro organizmaları, mikropları bebeğine geçirir. Bu durum henüz vücut direnci gelişmemiş, bağışıklığı oturmamış bebeğin kolaylıkla hastalanmasına neden olur. Yanınızda birden fazla kaynar suda kaynattıktan sonra kutusunda sakladığınız emzikle gezmek daha sağlıklı. Emzik saklama kutularını da yıkayıp sterilize etmeyi dünyaya emme güdüsü ile gelirler. Bebeğinizin emme refleksi hayatta kalmak için anne karnında öğrenilmiş bir reflekstir. Emmek bebeğinizin uykusunda ve uyanıkken tekrar ettiği bir eylemdir. Emmek bebeğinizi sakinleştirir. Bebeklerde emme ihtiyacı en fazla ilk 3-4 aylıkken çok belirgindir. Bazı araştırmacılar emme ihtiyacının çok yoğun olduğu bu aylarda bebeğin parmak emme alışkanlığı edinmemesi için yalancı meme önerebilir. Birçok modern doktor ise bebeğin tüm gelişim süreçlerini doğal olarak yaşamasını ve elini, parmağını emmesini engellemenin doğru olmadığını iddia ediyor.“Bebeklere yalancı meme verilip verilmemesi” uzun yıllardır tartışılan bir yanınızda emzikle gitmeyin…Doğumdan sonra birkaç hafta bebek kesinlikle emzikle tanışmamalıdır. Emzik bebeğin açlığını durdurma amaçlı asla bebeğinizi emziriyorsanız, muhtemelen ona emziği geç vermeyi tercih edeceksiniz. Erken başlanan emzik, bebeğin anne sütünü emmesini engelleyebilir. Anne memesinden süt emmek, emzik ya da biberon emmekten farklıdır. Silikon bir biberon ya da emzik emmek çok kolayken anne göğsünden süt içmek için bebeğiniz güç sarfetmek zorundadır. Kolay akışlı bir biberon, bir silikon emzik bebeğinizi anne sütünden kolayca koparabilir. Bazı bebeklere çok erken emzik verilirse, annesinin memesini emmeyi öğrenirken problemler kullanımı, bebeklerde ve çocuklarda orta kulak enfeksiyonu riskini artırabilir. Yapılan araştırmalara göre, emzik kullanmamış bebeklerde orta kulak enfeksiyonu %33 daha az görülmüş. Genelde yeni doğan bebeklerde, bu enfeksiyona az rastlanıyor. Bu sebeple, bebeğiniz 6 aylık olana kadar emzik kullanımında bir zarar anne sütünü yeterince alamıyorsa, bebeğinizi mama ile besliyorsanız bebeğinizin emme refleksi için “emzik” kullanımı doktorunuz tarafından uykuya dalma problemlerinde sadece uykuya dalma aşamasında emzik verilip uykuya tam dalınca emzik ağızdan çıkartılarak geçiş amacıyla dikkatli kullanılabilir..Aşağıda daha detaylı açıklayacağımız bazı başlıklara gelmeden önce kısaca özetlemek gerekirseEmzik bebeğinizde,Meme başı karmaşasına,Bebeğinizin sadece meme ucununuzu emmesine,Dolaylı yoldan daha az kilo alımına,Tokluk hissi vermesi sebebiyle daha az emme isteğine,Emzikte bir akış olmadığı için akışı olan anne memesiyle boğuşmasına,Ve en önemlisi de meme reddinin en önemli nedenlerinden emzik kullanımı ve “Meme Reddi”Emzik kullanımı ile ilgili en sık karşılaşılan sorun “Meme Reddi”dir. Bebeğinizin doğumundan sonra erkenden emziğe başlanırsa ve emzik kullanım süresi sınırlandırılmazsa emme refleksi ile doğan bebekler emziğin o büyük ve rahat kullanımına alışıp memeyi reddedebilirler. Bebeğinize anne memesindeki emme hazzını hiçbir emzik veremez. Bu unutulmamalıdır. Bebekler anne memesini emerken sadece karnını doyurmazlar, bebekler anne memesinde kendilerini güvende hissederler ve sakinleşirler. Annelerinin memesi bebeklerin sığındıkları güvenli kullanımı bebekte tokluk hissine sebep olurBebeklerde emzik kullanımı “kolesistokinin” hormonu salgılanmasına neden olurEmzik kullanımına bağlı olarak salgılanan kolesistokinin hormonu yüzünden bebek aç olsa bile kendini tok hisseder. Tok hissettiği için annesini emmez. Emmediği için kilo alımı düşer. Anne memesi boşalmadığı için annenin süt üretimi yalancı meme, emzik verilmesi konusunda kararlıysanız…Emzik kullanımına, bebeğiniz parmak emme alışkanlığı edinmeden başlamalısınız. Parmak emme alışkanlığı edinen bir bebek yalancı emziği kabul etmeyebilir. — Amerikan Pediatri Akademisi, bebeğiniz anne memesini emmeyi iyi kavrayana ve sütünüz yeterli oluncaya dek emzik konusunda beklemenizi tavsiye ediyor—Eğer bebeğinize anne sütü veriyorsanız, uzmanlar emzik vermek için bebeğinizin 6 haftalık olmasını beklemenizi emen bebeğinizin hava yutmaması ve gaz sancısı çekmemesi için free-flow denen rahat hava dolaşımı sağlayan modellerden seçmelisiniz. Bebeğiniz yalancı emziğe alıştıysa devamlı emzik emmemeli. Emziği bebeğiniz karnı tok olduğu halde arandığında sakinleştirmek amaçlı verebilirsiniz. Bebek uyukladığında bir süre sonra meme ağzından bebeklere emmeyi ve akabinde bebeğinizin yutmayı öğrenmesi amacıyla hastanede yoğun bakım altında oldukları sürece emzik verilmektedir. Prematüre bebeklerde emme ve yutma refleksi gelişmediği için yalancı meme bu reflekslerin gelişiminde fayda zamanlarda yapılan araştırmalarda 1. Aydan sonra emzik verilen bebeklerde SIDS denilen beşik ölümlerinin çok daha azaldığı konusunda istatistikler oluştu. Uyurken emzik emen bebeğin ağzının açık kalmasının nefes kesilmesini önlediği değerlendiriliyor. Sadece yüzüstü yatan bebeklere emzik 1. Ayından sonra problemi olan çocukların yutma refleksine alıştırılmasında damaklı emzikler daha faydalı olduğu biliniyor. Prematüre bebeklere ise her zaman düz emzikler veriliyor. Emziğe alışan bebeğiniz hep aynı tip emzik isteyeceğinden, kolay erişilebilir marka ve ürünler seçmenizi 3 ile 6 aylar arasında emziğe karşı ilgilerini yavaş yavaş kaybederler. Yalancı emziği birden bire bıraktırmak yerine süreç zamana yayılmalıdır. Tekrarlayan durumlarda yalancı emzik verilmezse emziğe karşı bağımlılık gelişmez. Örneğin her beslenme sonrası bebeğe emzik verilmezse ve bebek buna tepki vermezse yavaş yavaş azaltılmalıdır. Ancak bebek yalancı memeyi aradığını belli ederse verilir. Bazı bebekler 1-2 yaşına hatta ilkokul çağına kadar emzikten biberondan vazgeçmek istemezler. Ancak4 yaşından önce yalancı emzik emme, parmak emme, biberon kullanma gibi alışkanlıklar terk edilmeliYalancı emzik ve parmak emme alışkanlığında emme eyleminin şiddetinden damak kubbesinin derinleştiği, ön dişlerde fırlaklık meydana geldiğini, üst çenenin darlaştığını, alt çenenin geriye çekildiği unutulmamalıdır. 4 yaşından sonra parmak emme, biberon kullanma gibi alışkanlıkların terk edilmesi gerekmektedir. Özellikle daimi ön dişlerin çıktığı 7-8 yaşlarında bu alışkanlık hala devam ediyorsa üst dişlerin alt dişleri örtmediği, dişlerin üst üste oturmasında problem olarak bu kadar anlattıktan sonra ben bebeklerimde emzik kullandım mı diye sorarsanız?Hayır. Ben bebeklerime emzik vermedim. Biraz daha zoru seçip kızlarımızın damak ve diş yapısının bozulmaması için emzik kullanmaktan kaçındım. Seçim sizin. Ben emzik kullanımının ne karşısındayım ne de yanındayım. Temelde emziğin anneye ve bebeğe faydaları olduğu gibi meme reddine sebep olması ve çocukların damak gelişiminde kalıcı olumsuz etkileri ve emzik alışkanlığını bıraktırma gibi konularda sıkıntı yaşanması dolayısıyla ben önermiyorum. Dolayısıyla, dünyada kesin doğrular vardır diyemeyiz, seçim sizin.*Sitedeki bütün içeriğin sahibi emzik ne zaman verilmeli bebeklerde emzik kullanımı yenidoğan emzik kullanımı bebeklere emzik ne zaman verilmeli yenidoğana emzik ne zaman verilmeli emzik zararlı mı bebeği emziğe nasıl alıştırabilirim bebek emziğe nasıl alıştırılır emzik ne zaman verilmeli… Bu web sitesinde sunulan tüm bilgilerin sınırlı kalmamak kaydıyla yazılı metinler, fotoğraflar ve diğer her çeşit bilgi dahil olmak üzere maddi ve manevi hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında Annesinin Meleği’ne aittir. Annesinin Meleği’nin yazılı izni olmadan yukarıda sözü edilen bilgiler kopyalanamaz, değiştirilemez ve yayınlanamaz. All material and immaterial rights of the information including but not limited to the written texts, photos and all other information given in this web- site are belong to Annesinin Melegi regarding to the Law on Intellectual and Artistic Works. No one shall copy, amend and publish the above mentioned information without any written permission of

uyurken bebeğe hava verilir mi