Progesteron tahlili, genellikle kan üzerinden ve adetin 21 ve 23. günleri arasında yapılır. Hastadan alınan kan örneği, hormon tahlil cihazlarında tahlil edilir fakat hekimin gerek görmesi durumunda 24 saat biriktirilen idrardan da progesteron tahlili yapılabilir. Progesteron tahlili yapılacak olan kişilerde dikkat edilmesi gereken
Amniyosentez uygulamasının amacına ulaşabilmesi için bebeğin belirli bir gelişimi tamamlaması gerekmektedir. Gebeliğin 16. haftasında bebeğe ait hücreler ve yapılar, testten sonuç alabilmek için gerekli olgunluğa ulaşmış olmaktadır. Daha öncesinde yapılan amniyosentez bu nedenle doğru ve yeterli sonuç vermemektedir.
Fetal Kan Örneklemesi veya Umbilikal Ven Örneklemesi olarak da bilinen kordosentez; özel bir iğne ile bebeğin göbek kordonundan kan alma işlemidir. Alınan kan üzerinden bebeğin sağlık durumu değerlendirilir. 2 – 3 mililitre kadar az bir miktarda kan alınmaktadır. Bu kan ile genetik bozukluklar, enfeksiyonlar veya kan
Kıkırdak anjiokat denilen steril bir iğne ile yapılması gerekmektedir. Kulak kıkırdağını delerken de aynı ön hazırlıklar yapılır. Delinecek yer özel bir maşa ile tutulur. Maşanın tuttuğu yüzey delmeyi rahat sağlamak için açık yapılmıştır. Daha sonra iğnenin ucuna antibakteriyel jel sürerek delme işlemi yapılır.
Amniyosentez kaçıncı haftada yapılır sorusuna, anne adayının son adet tarihinden sonraki 16 ile 22. haftaları arasında yapılır şeklinde yanıtlanabilir. Gebelik sırasında bebeğe ait genetik testlerin uygulanabilmesine olanak tanıyan bu test sayesinde bebek özgün genetik ve kromozomal hastalıklar açısından incelenir.
SN1pZ. İğne tedavisi KOH nedir? Kısırlık infertilite tedavisi için en sık başvurulan yöntemlerden birisi “Kontrollü Ovaryan Hiperstimülasyon KOH”, toplumda bilinen adı ile “iğne tedavisi”dir. Tek başına uygulanabildiği gibi aşılama yöntemiyle beraber de uygulanan iğne tedavisi, yumurtlama ilaçları kullanmış ancak gebelik elde edilmemiş anne adayları için bir sonraki basamaktır. İğne tedavisi ne yapar? İğne tedavisi, uygulanan anne adayının yumurtlama döneminde bırakılan yumurta sayısını artırarak, döllenme elde edebilmek için şansı artırır. Ayrıca eğer aşılama IUI de yapılmışsa spermlerin rahim ağzı engeli aşılmış olur ve spermler direkt rahim içerisine ulaşır. Bu konudaki diğer yazılar Yumurtlama iğneleri nasıl kullanılır? Yumurtlama iğneleri kalçadan ya da koldan kas içine günde tek sefer olmak üzere enjekte edilir. Kullanım şekli markalara göre farklılık gösterebilir. Bu iğneler genellikle uygulanacak kişinin adetinin 3. günü yapılmaya başlanır. İlk uygulamadan 5 – 7 gün sonrasında, 1-2 gün arayla ultrason yardımı ile yumurtanın büyüklüğüne bakılır. Yumurtanın ölçümlerine göre iğnenin dozu değiştirilebilir. Yumurta 18-20 mm olduğunda ise yumurta çatlatma iğnesi yapılır. Yumurta çatlatma iğnesi yapıldıktan 36 saat sonra aşılama yapılacaksa işlem uygulanır, eğer aşılama yapılmayacaksa korunmasız ilişki önerilir. İğne tedavisi kimlere uygulanabilir? – Hipotalama hipofizer yetmezliği olan kişilereWHO grup 1 – Polikistik over sendormu olan kişilere – Açıklanamayan infertilite kısırlık olan kişilere – Klomifen hapları ile tedavisinde başarı sağlanamamış kişilere – Erken evre endometriyozis saptanmış kişilere.
Zayıflamak günümüzün en büyük sorunlarından bir tanesidir. Özellikle plaza yaşamının yaygınlaşması ve şehirlerin daha kalabalık hale gelmesi bizi hareketsiz bir yaşama itmiştir. Bunun sonucu olarak ise sağlıksız yaşam ve kilo alımı kaçınılmaz olmuştur. Kilo vermek için insanlar spor salonlarına yazılmışlar ve çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır. Bu yöntemlerden en hızlısı zayıflama iğnesidir. Zayıflama iğnesi ile günde 1-2 kilo vermek mümkündür. Bu yöntemin diğer bir adı ise HCG diyetidir. HCG erken gebelik döneminde vücutta bolca görülen bir hormondur. Hem erkeklerde hem de kadınlarda doğurganlık sorunlarının tedavisinde kullanılır. Günde yaklaşık 500 kalori aldığınız HCG diyetinde vücuda zayıflama iğnesi ile HCG hormonu enjekte edilmektedir. HCG ürünleri oral damlalar, tabletler ve spreyler olmak üzere çeşitli şekillerde satılmaktadır. HCG hormonu fetüs ve embriyonun gelişimi için önemli olan hormonların üretimini sürdürmeye yardımcı olur. Hamileliğin ilk 3 ayından sonra kandaki HCG hormonu azalır. Bu diyet ile günde 1-2 kiloya kadar zayıflayabilirsiniz. Ancak bu kadar hızlı kilo vermek size zarar verebilir. Kilo kaybında en sık görülen rahatsızlıklardan biri kas kütlesinin azalmasıdır. Diyetlerde ise istenen kas kaybı değil yağ kaybıdır. Bunların yanında baş ağrısı, depresyon, yorgunluk gibi yan etkileri bulunmaktadır. Bu yan etkilerin sebebi ise açlık seviyeli kalori alımlarından kaynaklanmaktadır. Günlük olarak 500 kalori tüketmek sizin enerji ihtiyacınızın çok az bir miktarını karşılamaktadır. Zayıflama İğnesinin İçeriği Hastaya verilen ilaç ve iğneler yemeğin ardından ince bağırsaktan salınan GLP-1 hormonu gibi çalışmaktadır. Çalışma sistematiği ise şu şekildedir Yiyeceklerin midede kalma süresini uzatırlar. Bu da hastanın kan şekerinin yükselmesini önlemek için yardımcı olmaktadır. Midenin yavaş boşaltılması kilo kaybına sebep olur. Karaciğerin fazla şeker glikojen üretmesini önlemeye yardımcı olmaktadır. Pankreasın daha fazla insülin üretmesini tetiklemektedir. Zayıflama İğnesi Sonrasında Görülen Bulgular Hastalar tarafından bildirilen en sık yaşanan yan etki mide bulantısı durumudur. Mide bulantısını en aza indirgemek için hastalara öğünlerde daha az yemeleri tavsiye edilmektedir. Genellikle zayıflama İğnesi içeriği hastalara 6 ay reçete edilmektedir. 2 aylık kullanım sonrasında bir değerlendirme yapılır ve tedaviye devam edip edilmeyeceğine karar verilir. Yan Etkiler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler Günümüzde zayıflama amaçlı iğne üretimi ve kullanımı hızla artmıştır. Ancak iğnenin yanında 500 kalorilik diyet de uygulanmaktadır. Bu diyet hastanın günlük enerji ihtiyacının küçük bir bölümünü karşılamaktadır. Bu nedenle 500 kalorilik diyet son derece zararlı olabilmektedir. Zayıflama iğnesi ile hastanın iştahını kapatmak hedeflenir. Böylelikle hasta kolaylıkla kilo vermektedir. Zayıflama iğnesi yanında verilen 500 kalorilik diyet ile hastalar hızlı ama sağlıksız bir şekilde kilo vermektedir. Kimler Zayıflama İğnesi Kullanmalıdır? Son üç yıldır Amerika’da oldukça ünlenen ve olumlu sonuçlar elde ede zayıflama iğnesi son zamanlarda Türkiye’de de oldukça ilgi görmeye devam etmektedir. Birçok uzman doktor tarafından yorumlanan zayıflama iğnesi kilo verme sürecinde oldukça etkili olmakla birlikte düzenli olarak uygulandığı zaman ciddi oranlarda kilo verme sonucunu meydana getirmektedir. Zayıflama iğnesi ile günde 1 kilo verilmesi mümkün hale gelmektedir. Zayıflama iğnesi diğer bir adı ile HCG hormonu diyeti oldukça doğal ve yan etkisi mevcut olmayan kilo verme yöntemleri arasında yer almaktadır. Belirli bir süre diyet uygulayıp başarıya ulaşamayan, Metabolik bir rahatsızlığı bulunmayan, Vücut Kitle İndeksi 27 ve üzerinde yer alan kişiler, Doktor veya diyetisyeninin önerisi ve belirttiği ölçülerde kullanımında herhangi bir sakınca görülmemektedir. Zayıflama İğnesi Özellikleri Nelerdir? Tamamen doğal bir hormon özelliği taşımaktadır. Tokluk hissinin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Yeme sıklığı alışkanlıklarını en aza indirmektedir. Midenin boşalmasını engelleyen bir yöntem olmaktadır. Beyindeki tokluk hissinin oluşmasını sağlayan hücreye olumlu yönde tepki sağlamaktadır. İki aylık kullanım sonrasında%5 ile arasında kilo verimi gözlemlenmektedir. Düzenli yapılan zayıflama iğnelerinin sağlığa hiçbir yan etkisi mevcut olmamaktadır. Zayıflama İğnesi İsimleri Nelerdir? Zayıflamada kullanılan bazı iğneler vardır. Zayıflama iğnesi isimleri aşağıdaki gibidir Victoza Liraglutide İğnesi Özellikle obez kişilerde bu iğne kullanılmaktadır. Ancak bazı ülkelerde sağlık hizmetlerinin ödemediği bu iğne yerine alternatif iğne üretilmiştir. Saxenda İğnesi Saxenda iğnesi de victoza iğnesi ile aynı etken maddeleri içermektedir. Victoza iğnesi sigorta kapsamında tutulmadığı için aynı firma alternatif olarak kilo verme ilacı olarak Saxenda’ yı üretmiştir. Sonuçta isimleri farklı olsa da amaçları aynı 2 farklı ilaç ortaya çıkmıştır. Liraglutidi İğnesi Liraglutidi de yetişkin olan hastalarda kilo kontrolünü sağlamak amacı ile düşük kalorisi olan bir diyet programı ile buna uygun bir egzersiz programıyla beraber kullanılan kilo vermeye yardımcı ilaç olarak onaylamıştır. FDA’ nın bu ilacı kullanılması için belirlediği bazı kriterler vardır. Ve şu şekildedir Vücut kitle indeksi 30’ un üzerinde olan obezite kişiler için, Vücut kitle indeksi 27’ nin üzerinde olan fazla kilolu kişiler içindir. Byetta Zayıflama İğnesi Asıl olarak endokrin uzmanları tarafından diyabet hastaları için önerilen Byetta zayıflama iğnesi son dönemlerde kilo vermek isteyen kişiler tarafından da sıklıkla tercih edilmektedir. Reçetesiz almanın mümkün olmadığı bu iğne mutlaka bir uzman tavsiyesi ve kontrolünde kullanılmalıdır. Kullanıcılar tarafından kilo verme üzerinde etkili olduğu görülen Byetta zayıflama iğnesi son dönemin popüler zayıflama yöntemleri arasında yerini almıştır. Yukarıda verilen zayıflama iğnesi isimleri bazı zayıflama iğneleridir. Muadilleri vardır. Siz de zayıflama iğnesi isimleri araştırabilirsiniz. Zayıflama İğnesi Nasıl Uygulanır? Lipotropik enjeksiyon yani zayıflama iğnesi uygulanan bölgedeki yağı azaltmak için kullanılan takviyelerdir. Mezoterapi tekniği ile uygulanan bu zayıflama iğnesi, egzersiz ve düşük kalorili diyet dahil olmak üzere kilo vermeyi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Uygulama Şekli Her seans öncesinde cildinize uyuşturmak için bir ilaç uygulanabilir de uygulanmayabilir de. Özel ve kısa bir iğne kullanarak bir dizi enjeksiyon alacaksınız. İğne, art arda birçok enjeksiyon yapmak için mekanik bir tabancaya takılı olabilir. Her enjeksiyonda cildinize küçük küçük damlalar halinde solüsyon verilecektir. Uygulama Sıklığı Enjeksiyonlar, tedavi ettiğiniz duruma bağlı olarak farklı derinliklerde ama yüzeysel enjeksiyon olarak uygulanır. İstenilen sonuçlara ulaşmak için birkaç mezoterapi seansına yüksek ihtimalle ihtiyacınız olacaktır. Doktora 3 ila 15 kez dönmeyi bekleyebilirsiniz. Enjeksiyonlar ilk başta her 7 ila 10 günde bir yapılır. İğneler etkisini göstermeye başladıkça ihtiyacınız kadar tedaviye devam edilecektir. Güvenli midir? Enjeksiyonlar çoğunlukla güvenli olduğu düşünülen B12 vitaminini içerir. Ancak kilo vermek için kendinizin kullanacağı enjeksiyonlar güvenli olmayabilir. Bu sebeple önce daima bir doktorla konuşmalısınız. Çünkü içeriğindeki maddeler herkes için bir garanti veya tamamen risksiz değildir. Zayıflama İğnesi Fiyatları Ne Kadar? İdeal kiloya sahip olmak herkesin hayalidir. Bunun için spor salonlarına gideriz, çeşitli zayıflama yöntemleri ile kilo vermeye çalışırız. Bize en hızlı kilo verdirecek yöntem ise zayıflama iğnesidir. Zayıflama iğnesi ile haftada 1-2 kiloya kadar zayıflayabilirsiniz. Bu denli hızlı kilo vermenin vücudumuza da bazı zararları vardır. Kas kütlemizin erimesi gibi etkilerin yanında çatlak oluşumu da görülebilmektedir. Zayıflama iğnesi kullanımına başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir. Vücudunuz elverişli ise size uygun diyet programının hazırlanmasıyla birlikte zayıflama iğnelerini kullanmaya başlayabilirsiniz. Zayıflama iğnelerini kullanırken de düzenli olarak doktor kontrolüne gitmek oldukça önemlidir. Bu sayede kilo veriminiz kontrol altında olacaktır. Doktorunuzun kontrolü ile hızlı kilo vermenin yan etkileri minimuma indirilecektir. Zayıflama iğnesi yöntemi çok ucuz bir yöntem değildir. 2020 yılı güncel fiyatı minimum düzeyde 350 TL – 800 TL civarındadır. Zayıflama iğnesi ile hızlı kilo verimi zararlı olduğu için doktorlar tarafından mecbur kalınmadıkça tavsiye edilmemektedir. Ayrıca fiyat olarak da ucuz olmayan bu yönteme zorunda olmadıkça başvurmamanız gerekmektedir. Zayıflama aşısının yanında günlük olarak uygulamamız gereken diyetler gerçekten çok düşük kalorili diyetlerdir. Günlük enerji ihtiyacımızın çok az bir kısmını karşılayan bu diyetleri uygularken çok dikkatli olunması gerekir. Vücut direncinin düşmemesi için sağlıklı ve dengeli beslenmek şarttır. Aksi halde vücudumuzun gerekli olan enerji ihtiyacını karşılayamayız. Bunun sonucunda zayıf düşerek hasta oluruz. Zayıflama İğnesi Zararları Nelerdir? Dünyada obezitenin hızla artması ile çok kilo verdiren ilaçlar, çaylar popüler bir hale gelmiştir. Çünkü insanlar uzun vadede ve enerji harcayarak sonuca ulaşmak yerine kolay yoldan ve kendilerini uğraştırmadan sonuca gitmeyi tercih ederler. Günümüzde bu zayıflama iğnesi kullanımı hızla artmıştır. İlk olarak Amerika’da uygulanan zayıflama iğnesi ülkemizde de hızla yayılmaktadır. Bu iğnenin yanında son derece zararlı olan 500 kalorilik diyette uygulanmaktadır. İnsan vücudunun günlük enerji ihtiyacının çok küçük bir bölümünü karşılayan bu diyet son derece zararlıdır. Zayıflama iğnesi ile kişinin iştahının kapatıldığı ve bu sayede kilo verdirdiği söylenmektedir. Ama yapılan hiçbir araştırma bu iğnelerin kilo verdirdiğini kanıtlayamamıştır. Bu diyette kilo verdiren unsurun 500 kalorilik diyet olduğu kanıtlanmıştır. Bu diyet insan vücuduna son derece zararlı olmakla birlikte hızlı kilo veriminden dolayı sağlık problemleri yaşamanıza neden olabilmektedir. Kas kütlesinin erimesi, vücudunuzda çatlak oluşumu gibi sağlığınızı tehdit eden hastalıkların oluşumu çok hızlı kilo verimi ile olmaktadır. Ayrıca bu iğneler vücudun birçok fonksiyonunu bozduğu için kansere yol açabilmektedir. Yapılan bütün araştırmalar göstermiştir ki sağlıklı ve kalıcı kilo vermenin en iyi yolu dengeli beslenerek ve düzenli spor yaparak olmaktadır. Mecbur kalmadıkça bu yönteme başvurmamalıyız. Eğer mecbur kaldıysak mutlaka doktor kontrolünde uygulanması gerekli olan zayıflama iğnesini doktorlar da mecbur kalmadıkça hastalarına uygulamayı tercih etmezler. Zayıflama İğnesi Yan Etkileri Nelerdir? Human Chorionic Gonadatropin yani bilinen adıyla gebelik hormonu iştah bastıran ve iştah üzerinde kontrolü olan bir hormon olarak bilinmektedir. Zayıflama iğnesi olarak vücuda enjekte edilen bu hormon, bireylerin kilo verme sürecini hızlandırıcı etkileriyle dikkat çekmektedir. Bazı uzmanlar tarafından etkili bir yöntem olduğu savunulan zayıflama iğnesi kullanımı bazı uzmanlar tarafından da kesinlikle onaylanmamaktadır. Kilo verme amacıyla vücuda enjekte edilen bu hormonların bilinen yan etkileri ise şu şekildedir; Görme bozuklukları Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında yavaşlama Kalp krizi riski ve ciddi kalp-damar hastalıkları Kadınlarda adet düzensizliği, erkeklerde meme büyümesi Hızlı kilo kaybına bağlı olarak ortaya çıkan sağlık problemleri Depresyon Zayıflama İğnesi Kilo Verdirir Mi? Zayıflama iğneleri olarak adlandırılan iğneler aslına bakıldığında vücuda enjekte edilen gebelik hormonunun vücutta yarattığı etkilere bağlı olarak bu ismi almıştır. Enejkte edilen bu hormonlar sonrasında kişilerde genellikle mide bulantısı ve iştah kaybı belirtilerinin ortaya çıktığı görülmüş bu sebeple yemek yemekten uzaklaşan bireylerin kilo verdikleri gözlemlenmiştir. İştah üzerinde kontrol edici bir etkiye sahip olan bu zayıflama iğnesi ve beraberinde uygulanan şok diyet programıyla bireylerin kilo vermeleri mümkün hale gelmiştir. Ancak yapılan araştırmalarda bu kilo kaybının zayıflama iğnelerinden mi yoksa birlikte uygulanan şok diyetten mi olduğu tam olarak anlaşılamamıştır. Bu yüzden zayıflama iğnesi ile kilo verme yöntemi uzmanları da iki gruba ayırmıştır. Zayıflama İğnesi ile Kaç Kilo Verilir? Özellikle son dönemlerde kilo vermenin kısa ve ağrısız yolu olarak kabul edilen zayıflama iğneleri ile kilo vermek mümkün hale gelmiştir. Kimi uzmanlar tarafından bu durum kabul edilmese de bazı uzmanlara göre zayıflama iğnesi ile 3 ay gibi kısa bir sürede 20 kg’a yakın kilo kaybı gerçekleşmektedir. Ancak bu sayının kişinin yaşam stiline ve metabolizmasına bağlı olarak değişebileceği de vurgulanmıştır.
Tüp bebek tedavisi ilk olarak tüplerinde tıkanıklık olan hastalarda uygulanırken günümüzde en sık erkek infertilitesi ve kadında yumurtlama sorunları nedeniyle bebek tedavisi uygulanması şart olan hasta grupları her iki tüpü tıkalı olan, şiddetli erkek infertilitesi olan çiftlerdir. Öte yandan tüp bebek tedavisine geçilmesinde yarar olan hasta grupları önce aşılama tedavileri ile sonuç alınamayan çiftlerde, 5 yılı aşkın süredir çocuğu olmayan çiftlerde, diğer tedavilerden fayda görmeyen, açıklanamayan infertilitesi olan çiftlerde, yine tıbbi tedavilerle sperm değerlerinde iyileşme olmayan erkek infertilitesi olgularında, genetik problemi olan çiftlerde, sosyal nedenlerle gebeliğe ulaşmayı hızlandırmak isteyen çiftlerde tüp bebek tedavileri bebek tedavisi öncesi mutlaka çiftin birlikte hekim ile görüşmesi ve daha önce yapılan tetkik ve uygulamaların özetlerini hekimi ile paylaşması, ayrıntılı bir şekilde bilgilerin gözden geçirilmesi gerekir. İyi bir başlangıç olumlu sonuç almaya daha çabuk değerlendirme neticesi infertilite konusunda tecrübeli olan kadın hastalıkları ve doğum hekimi çifte en uygun tedavi yöntemini ve tedavi protokolünü belirleyecektir. Artık günümüzde kişiselleştirilmiş tedavi uygulamaları yapılmaktadır. Erkek infertilitesi olgularında ciddi sperm problemi mevcut ise tedavi öncesi mutlaka yine infertilite konusunda tecrübeli bir üroloji hekimi ile çifti görüştürmek ve fikir almak faydalı BEBEK TEDAVİSİ AŞAMALARIAyrıntılı bir ön görüşme sonrası kadının jinekolojik muayenesi ve gerekli tahlilileri istenir. En yalın haliyle TSH, prolaktin ve bazı hasta gruplarında AMH denilen testlerin istenmesi uygun olacaktır. Yine rahim filmi dediğimiz HSG genellikle ilk değerlendirmede kısırlığı olgularında ilk etapta şart olmasa da daha önce iyi kalitede embriyo verildiği halde rahime tutunamayan olgularda yeni bir tedavi öncesi HSG istenmesi doğru tekrarlayan başarısız denemeleri olan ya da düşükleri olan çiftlerde HSG mutlaka görülüp sonrasında tüp bebek tedavisine geçmek kadında tüplerle ilgili sorunlar varsa, daha önce karın ameliyatı geçirmiş ise tekrarlayan başarısız tedavi denemeleri ya da tekrarlayan düşükleri varsa tüp bebek tedavisi öncesi histeroskopi ve laparoskopi dediğimiz endoskopik işlemlerle rahim içerisini ve karın içerisi ile tüpleri değerlendirerek tüp bebek tedavisine geçmek sonucun başarılı olmasına katkıda sıvı birikimleri ve kısmi tıkanıklıklar embriyonun rahime tutunmasını engellemektedir. Daha önce en az iki başarısız denemesi olan çiftlerde tedavi öncesi genetik inceleme yapılması faydalı denemelerde verilen embriyoların kalitesi önemli olmakla birlikte zaman zaman iyi görüntüde olan bir embriyo genetik olarak kusurlu olabilmektedir. Yine kadında istenebilecek tetkikler eğer daha önce başarısız denemeler varsa şeker metabolizması, pıhtılaşma sistemi ve bağışıklık sistemi ile ilgili testler olup ayrıntılı bir inceleme yapılması önerilir. Burada amaç sebebi ortaya koymaya çalışmak ve varsa metabolik problemleri düzelttikten sonra yeni bir tedaviye başlamaktır, böylece olumlu sonuca ulaşmak mümkün değerlendirme sonrası erkeklerden sperm analizi ve sonuca göre genetik testler, DNA testleri veya hormon testleri istenebilir. Bizi sperm analizi sonucu yönlendirir. İlk değerlendirme ve bazal tahliller tamamlandıktan sonra genellikle adetin günlerinde ya da bazen adetin 21-23. günlerinde başlanan tüp bebek tedavi süreci 15-30 gün birinci aşama 10-12 gün süren yumurtalıkları uyarma süreci, ikinci aşama 5-7 gün süren yumurta toplama ve embriyoların laboratuvarda takibi süreci ile üçüncü aşama embriyo transfer işlemi olmak üzere üç aşamada esnasında hiçbir işlem ağrı veya acıma oluşturmamaktadır, genellikle anestezi ile işlemler uygulanmaktadır. Tedavi sürecinde yumurtalıkları uyarmak için kullanılan iğneler ve ilaçlar da yine hasta dostu tedaviler olup insülin gibi göbekten kadının kendi kendine uygulayabileceği türden transferinden 9-12 gün sonra yapılan kanda gebelik testi ile tedavinin başarılı olup olmadığı gerekirse tüp bebek tedavisinde başarıya iyi bir ön değerlendirme, kadının muayenesi, tetkiklerin değerlendirilmesi, tecrübeli bir ekip ile yumurtalıkların uyarılması ve embriyo transferi ile iyi bir laboratuvar donanımı ve tecrübeli bir embriyolog ile ulaşılabilir. Tüp bebek tedavisi bir süreç olup ekibe güven ve çiftin psikolojisi tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.
Günümüzde yaygın kullanımı nedeni ile önce kısa bir bilgi verelim. Kan sulandırıcı iğnelerin kullanım alanları. Toplardamarında Pıhtı Tedavi ve Önlem amacı ile uzun süre yatacak özellikle ortopedik ameliyatlardan önce. Akciğerde Pıhtı tedavisinde. Stent ve benzeri girişimlerde. Heparin kan sulandırıcı iğnelerin babasıdır. Hayvandan elde edilen heparin pıhtılaşma faktörlerinden FaktörXa’yı engelleyerek kanı sulandırır. ayarlanması zordur ve kan alıp sık test yapmak gereklidir. Seyrek de olsa kan pıhtılaşma hücrelerini azaltır. Bazı hastalarda direnç gelişir. Etki süresi kısadır. 2-4 saat serum içinde vermek gereklidir. Kanama yapabilir. Hastanede doktor gözetiminde kullanılır. Bu nedenlerden molekül ağırlığı düşük heparinler geliştirilmiştir. ’ Kan sulandırıcı iğne ’ olarak bilinenler bunlardır. Avantajları Etkisi daha yüksektir. Teste gerek duyulmaz. Hastane dışında kullanılır. Etki süresi daha uzundur. Kanama konusunda benzer Gebelerde ve emziren annelerde daha güvenli. Dozu kiloya göre ayarlanır. Ülkemizde Enoksaparin Clexane, Enox, Oksapar, Deltaparin Fragmin, Nadroparin Fraxiparin, Tinzaparin Innohep Ayrıca Fondapirunux Arixtra sadece hastanede kullanılır. PEKİ, NASL YAPILIR. Cilt altı subkütan yapılır. Hastalar kendilerine yapabilir ya da siz yapabilirsiniz. İlk önemli nokta yanı yere sık yapmamaktır. Yaparsanız o bölgede cilt altı önemsiz kanamalar sonucunda morarma olur. Bölgeyi değiştirebilirsiniz. Ya da birkaç cm uzaktaki yerlere yapabilirsiniz. NERELERE YAPABİLİRİZ? Kendinize yapacaksanız. En uygun yerler, göbek, dizüstüdür. Kolda dirsek üstü veya bel bölgesi ilginç gelecek ama sırt da enjeksiyon yerleridir. Biz isterseniz göbek ve dizüstünü anlatalım temel prensip aynıdır. İğne cilt atında bulunan yağlı dokuya yapılacaktır. Göbek deliğinden 3-4 cm uzakta olan bir bölgeyi ıslak mendille iyice siliniz. İğne kendisi hazır olarak gelmektedir. İğneyi kutusundan çıkartınız. Sonra iğnenin ucundaki koruyucu bölümü çıkartınız. Bir eliniz ile göbek çevresindeki hedef bölgenizdeki cildi baş ve işaret parmağı ile 2-3 cm mesafede sıkıştırınız. Ortaya çıkan bölgeye iğneyi saplayınız. Merak etmeyin sandığınızdan çok daha kolay olacak ve iğne çok ince olduğundan canınızda yanmayacaktır. İğne ucu kısa olduğundan cildi geçerken iğnenin köküne kadar girmesinden korkmayınız genelde böyle olur. İğne zaten kısa yapılmıştır. Sonra başparmağınız ile pistonu itiniz sonuna kadar ilacı yapınız. Bitince hızla iğneyi çıkartınız. İğneyi çıkartır çıkartmaz iğnenin çevresine koruyucu bir kılıf inecektir. Böylece kazara iğneyi kendinize ve başkasına batırmanız önlenir. Sonra ıslak mendil ile enjeksiyon bölgesine hafifçe sağa sola hareket ederek bastırınız. Geçmiş olsun. Yaptıktan sonra ne kadar kolaymış diyeceksiniz
Normal bir kadın her ay belirli aralıklarla yumurtlar. Bu yumurtalardan genellikle biri diğerlerinin arasından sıyrılarak büyür, uygun olgunluğa gelir. Çok nadir birden fazla yumurta büyür. Bu olgunlaşan yumurta eğer sperm ile buluşursa döllenme işlemi gerçekleşir ve gebe kalınır, yeni yumurtlama olmaz. Ancak eğer bu yumurta döllenmezse uygun olgunluğa gelen yumurta 28-30 günde ömrünü tamamlar, ve vücuttan atılır. Regl diye tabir ettiğimiz dönemdeki kanamaların müsebbibi bu ölü yumurtalarımızın bizzat kendisidir. Bu regli dönemi bizim ve yumurtalarımız için bir yenilenme, refreshing, dönemidir. Regl dönemi hormonlarımız ve beynimizle yakından ilgilidir, bu nedenle de stres bu dönemlerimizi etkiler. Tüp Bebek tedavisi dedikleri şeyde dekadının normal şartlarda büyümeyen yumurtalarının tamamı çeşitli hormonlar verilerek döllenmeye uygun büyüklüğe getiriliyor. Bu sayede birden fazla yumurtaya sperm nakli yapılarak elde edilen birden fazla embriyolarla gebelik olasılığı artırılıyor. İşte normal şartlarda büyümeyecek yumurtaların büyütülmesi işlemi için gerekli hormonlar bu iğnelerin içindeki dozlarda saklı. Bu nedenle tüp bebek tedavisindeki bir kadın günlük kan seviyesini ölçüm ve analizlerine göre hekiminin belirlediği uygun dozajı vücuduna enjekte ediyor. Bu hormonsal iğnelerden biri yumurtaları büyütüyor, diğeri büyüyen yumurtaların çatlamasını önlüyor, ve bir diğeri de sona gelindiğinde yumurtaları çatlatarak döllenmeye uygun hale getiriyor. Ve sonrasında kadından alınan bu yumurtalar erkekten alınan sperm ile laboratuar ortamda döllenerek kadının rahmine geri yerleştiriliyor. NOT Bu bilgiler bir hekim kontrolünde yazılmadı. Tüp bebek tedavisi gören bir kadının okuduklarının ve hekiminden duyduklarının zihninde canlanmış halini okudunuz. Bilgiler sonucunda oluşan soru işaretlerinizi hekiminize danışınız. Hatta yanlışım varsa beni de bilgilendiriniz. Mutlu olurum
hamilelikte göbekten iğne nasıl yapılır