(Dünyayı çocuklara verelim. Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi. Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar) “Children will get the world from our hands. They’ll plant immortal trees.” (Çocuklar dünyayı alacak elimizden. Ölümsüz ağaçlar dikecekler.) “The great humanity has hope. You can’t live
”İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman.” ”Umuda bin kurşun sıksa da ölüm, unutma! Umuda kurşun işlemez gülüm.” ”Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin.” ”Tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da, hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp
Hangi Nazım Hikmet Şiirinde Kendini Bulursun? Favorilerinize Ekleyin. Sen mavi gözlü bir dev, sen güler yüzlü şair, sen şiiri, kalemi kuvvetli, yüreği kocaman bir aşık! Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Mavibir deniz yoktu. Rast peşrevi yoktu havada, Boğaziçi suları gibi akan Bana doğduğum şehri çağrıştıran hiçbir şey yoktu Londra’da. Sadece Nazım’ın dizeleri vardı elimde, beni şehrime uçuran. İçimde Kızıl Bir Gül Gibi, usta bir yazarın ustası saydığı bir yazara ödediği gönül borcu.
Gerçekolayları, anıları ustalıkla birleştirip, bir roman ustalığı ile sunan Ayşe Kulin bu eserinde, şiire ve Nazım Hikmet'e hayranlığını yine kendine has üslubuyla karşımıza çıkarıyor. Ne zaman âşık olsam, içimde mis kokulu kızıl bir gül gibi dururdu zaman. Çünkü ben âşık olmaya biraz da Nâzım
mCbrU. Yazar Ayşe Kulin İsbn 9752892590 Yayın Tarihi 2006 Dil Türkçe Sayfa Sayısı 116 Ölçü 13,5 x 19,5 cm Yayınevi Everest yayınları Şiire olan sevgimi ortaokuldaki Türkçe hocam Halis Ergeneli tetiklemiş olabilir. Edebiyatın penceresini bana aralayan ya da kapılarını ardına kadar açan pek çok yazar ve şair adı da sıralayabilirim bir solukta. Ama şiire tutkuyla bağlanmamın ve yaşadığım şehirden başlayarak tüm şehirlere şiir gözüyle bakmamın, sevgide, aşkta, doğada, müzikte, resimde hatta öfkede, kavgada, savaşta ve ölümde bile şiiri aramamın nedeni, O'dur. O, hayatıma ben on dört yaşındayken girdi, bir yaz akşamı. Bir daha hiç çıkmadı. Onun peşinden koşadururken, daha başka şiirler, geniş sevdalar için açıldı nefesim, fikrim… Yoğun duygulara kapıldığımda, aşklara, umutsuzluklara ve gurbete düştüğümde Nazım, şiiriyle hep el uzattı bana. Onun şiirlerine tutundum, asıldım, yukarı çektim kendimi. Sevincimi, coşkumu, özlemlerimi de onun mısralarıyla paylaştım. Kızgınken Nazım okudum, âşıkken Nazım okudum, üzgünken Nazım okudum. Kendimi tepeden tırnağa milli hislerle donanmış hissettiğim anlar Kurtuluş Savaşı Destanı'nı okuduğum zamanlardı. Hümanist duyguların zirvesine tırmandığımda onun şiirleri vardı elimde; Anadolu insanıyla, Antepliyle, Karadenizliyle, Rumeliliyle özdeşleştiğimde hep gözlerimde onun gözlükleri... Nazım'ın şiirlerinde insana dair ne aradıysam buldum. Şiirine, tarifsiz bir samimiyetle sinmişti her şeyi ve herkesi kucaklayan, sarmalayan sevecenliği, yüreğinden fışkıran insan sevgisi, vatan sevgisi, doğa sevgisi, hele de İstanbul sevgisi ve hasreti. Şehrimin tüm renkleri özleme batırılmış fırçalarla boyanmış gibidir, İstanbul, mahzundur onun şiirinde. Bu kitapta yazılanlar ne bilimsel bir çalışmanın ürünü ne de Nazım Hikmet'in şiirlerinin bir eleştirisidir. Burada yazılanlar, ömrü boyunca en yoğun duygularına Nazım'ın mısralarını katarak yaşamış bir kadının, kendine çok şey vermiş bu şaire o şaire adanmış 2002 yılında şükran dolu bir selam göndermesidir, onu, okurlarıyla paylaşma arzusudur, hepsi bu...
Kültür - SanatNazım Hikmet sözleri Aşk, umut ve dostluk sözleri Resimli, anlamlı ve kısaAşk, umut ve dostluk üzerine söylenen sözler arasında belki de en tanınmışları Nazım Hikmet sözleridir. Bugün sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından paylaşılan en güzel resimli, anlamlı ve kısa Nazım Hikmet sözlerini bir araya getirdik…04 Ağustos 2021 , Çarşamba 1438Son Güncellenme 1438 Güncelleme 1438YAZI BOYUTUNazım Hikmet sözleri, özellikle aşk umut ve dostluk konusunda duygularını ifade etmek isteyenlerin en çok paylaştığı sözler arasında geliyor. Şiirleri yaklaşık elli dile çevrilen ve insanı derinden etkileyen Nazım Hikmet’in aşk, umut ve dostluk üzerine sözleri milyonlarca kişi tarafından araştırılıyor. İşte, resimli anlamlı ve kısa Nazım Hikmet sözleri…NAZIM HİKMET SÖZLERİ AŞK, UMUT VE DOSTLUK SÖZLERİGitmek sadece bir eylemdir. Unutmak ise kocaman bir sana bugüne kadar söylemiş olduğum söz, henüz söylemediğim ağaca benzer… Kurudu mu bir daha kendimi kendi içimde…Yalnızlık insanlara çok şey öğretmiştir. Ama sen gitme cahil denizin olmadığı yerde umut adını martı tanem… Işığım, ekmeğim ve buğdayım. Yani her şeyim…Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır alemdesin yaşama sevincim benim…Cebimde yoktu, yüreğimden sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel korkuya benzemez halkını satanın kanatları yok, insanların kanatları başka severdik. O yüzden başka arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir!Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü benim birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de otuz kırk dilde basılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak!İşin en aşağılık tarafı şu ki yavrum, galiba yalnızlığa gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz ölümün önünde bin kurşun sıksa da ölüm, unutma! Umuda kurşun işlemez başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine…Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay ANLAMLI VE KISA NAZIM HİKMET SÖZLERİVe bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET”Evet. Belki umudum kalmadı geleceğimden; ama asla pişman değilim insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!Kimselere anlatamadım. Kendime bile, ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam acıdır insanın bildiğini anlatamaması. Ben’ deyip susması, sen’ deyip ağlamaklı kalması…Ne ben sana kızarım, ne de zatın zahmet edip bana kuşsun. Artık seninle biz, düşman bile önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin…Hoş geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi meltem olacak rüzgârım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun kelime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim; git, ne demekti sevgilim?Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutma. Bil ki; giden dönüyorsa sevdiğinden değil, kaybettiğindendir aslında!Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim ne güzel darma duman ediyorsun derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır insanlığın toprağında gölge yok, sokağında fener, penceresinde cam, ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz gelişim, aptala yatışım kaybetme korkumdan değil; karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur giderken b’yi alıyorum, gerisini sana bırakıyorum. Ne de olsa sen bitirdin bizi. Öyleyse sende kalmalı izi’.Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım bilir; masalınızın kahramanı, başka bir hikâyenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. Değer mi gitmesine, gitmezdi beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin!Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye, ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım. Ama seninle bir başka yaşarım.
ayşe kulin'in son kitabı ve "ne zaman aşık olsam,içimde mis kokulu kızıl bir gül gibi dururdu ben aşık olmaya biraz da nazım yüzünden öykünürdüm gençliğimde" sözleriyle başlıyor çoğunlukla nazım'ın şiirlerine örnekler vermiş ve kendisinde bıraktığı etkiyi yaşamından anılarla anlatmış. cocukluk yıllarının sonlarında nazım'la tanısan ve kendi tabiriyle asık olmaya nazım yuzunden oykunen, bir genc kızın hayatından kucuk kesitleri onun siirleriyle susleyerek anlattıgı, yazarın nazım'a ; gonlune, gozune, kulagına ve yuregine bahsettigi guzellikler, heyecanlar icin tesekkurlerini sundugu roman. ayşe kulin, kitapta nazım hikmet'in şiirleriyle tanışmasını ve onun, hayatındaki etkisini anlatıyor. bunu nazım hikmet şiirleriyle de süslüyor. şiire karşı ilgisiz olmama rağmen şu satırlara karşı koyabilmem imkansızdı''kapıyı evde ben de senet vereceğim şeytana,ben de kanımla imzalarım altın istiyorum ondan,ne bilim, ne cana yetti, pes!beni istanbul'a götürsün bir saatlik...'' genç bir kızın ergenlik döneminin başlarında o dönem şiirleri ve düşünceleri yasak olan nazım hikmet ile tanışmasını, gizli gizli içinde büyüttüğü nazım sevgisini anlatan ve edebi kaygıdan çok bence ticari kaygı ile çıkartılmış gibi duran bir kitap. başarılı bir yayınevi çalışmasıdır. çok satan ve çok okunan bir yazarın tanınmış bir şairin şiirleriyle bezeli olması bu sonucu ortaya çıkartıyor neredeyse yarısı nazım hikmet'in şiirleriyle dolu, sırf bu yüzden kitabın gelirinin belli bir bölümü nazım hikmet'e telif ücreti olarak ödenmeli diye düşünüyorum. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Yazıda Ne Var?1 Nazım Hikmet Kısa, Anlamlı, Özlü, Nazım Hikmet Nazım Hikmet Kitaplarından Nazım Hikmet ile İlgili Sözler Bu sayfamızda sizlere 15 Ocak 1902- 3 Haziran 1963 yılları arasında yaşamış, edebiyat ve sanat dünyasının en etkili şahsiyetlerinden biri olan Nazım Hikmet Kitaplarından Alıntılar ve Nazım Hikmet Sözleri, Nazım Hikmet ile İlgili Sözler derledik. Nazım Hikmet En Etkileyici, Güzel, Anlamlı, Romantik, Kısa, Uzun Aşk Sözleri’ni sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz…En Popüler Harry Potter SözleriDogecoin ile İlgili Sözler ve AlıntılarSquid Game Dizisi Sözleri ve Alıntıları Nazım Hikmet Sözleri, Kitap Sözleri, Edebi Sözler, Batı Edebiyatından Sözler, Doğu Edebiyatından Sözler, Felsefe Sözleri, Tasavvuf Sözleri, Özlü Sözler ve Anlamlı Sözler için sitemizin Güzel Sözler Kategorisini ziyaret ederek aradığınız sözlere ulaşabilirsiniz. Nazım Hikmet Sözleri Beni geldiğim yere Anadolu getirdi. Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte. Cebimde yoktu, yüreğimden verdim. Yine de her şey tümüyle anlaşılmış değildi. Biz başka severdik. O yüzden başka sevemedik. Ne güzel şey hatırlamak seni, Yaşamak sana dair… Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı seviyorum. Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu. İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu bir daha yeşermez. İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde. Sende ben, imkânsızlığı seviyorum fakat asla ümitsizliği değil. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? İşin en aşağılık tarafı şu ki yavrum, galiba yalnızlığa alışıyorum. Yazılarım otuz kırk dilde basılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak! Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir! Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz ölümün önünde sigaramızı. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine… Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay yıkılıyorlardı. Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya. Kısa, Anlamlı, Özlü, Nazım Hikmet Sözleri Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım. Ve benim birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi. Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan. Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük! Umuda bin kurşun sıksa da ölüm, unutma! Umuda kurşun işlemez gülüm. Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır. Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET” Evet. Belki umudum kalmadı geleceğimden; ama asla pişman değilim geçmişimden. Kimselere anlatamadım. Kendime bile, ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin… Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması. Ben’ deyip susması, sen’ deyip ağlamaklı kalması… Ne ben sana kızarım ne de zatın zahmet edip bana kuşsun. Artık seninle biz, düşman bile değiliz. Hoş geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta. Bazen önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye yeniden. Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin. Bir meltem olacak rüzgârım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde. Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır. Nazım Hikmet Kitaplarından Alıntılar Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim; git, ne demekti sevgilim? Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda. Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin. Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman. Korkma giderken b’yi alıyorum, gerisini sana bırakıyorum. Ne de olsa sen bitirdin bizi. Öyleyse sende kalmalı izi’. Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne. Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin. Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında. Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim ne güzel darma duman ediyorsun beni. Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım. Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya. Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir. Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye, ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım. Ama seninle bir başka yaşarım. Her gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutma. Bil ki; giden dönüyorsa sevdiğinden değil, kaybettiğindendir aslında! Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Büyük insanlığın toprağında gölge yok, sokağında fener, penceresinde cam, ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşanmıyor. Yolunu beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin! Bilmezden gelişim, aptala yatışım kaybetme korkumdan değil; karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır. Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım dramın. Ne güzel şey hatırlamak seni, yazmak sana dair, hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek filanca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya. Bir tanem! Son mektubunda “Başım sızlıyor yüreğim sersem!” diyorsun “Seni asarlarsa seni kaybedersem;” diyorsun; “yaşıyamam!” Yaşarsın karıcığım, Kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı. Nazım Hikmet ile İlgili Sözler Zalim babanın evladı çeker. Ölüler bir daha öldürülemez. Kim kimden korkmazsa, o ondan büyüktür. Dünya bir fendir yahu, her şey çalışmaktır. En iyisi ağaçlar, ağaçlar anılardan uzun yaşar… Çocuklar öldürülmesin. Şeker de yiyebilsinler. Tavşan korktuğu için kaçmaz, kaçtığı için korkar. Kesemde verecek şeyim yok. Yüreğimden verdim. Anadolu’ya gidiyorum, Mustafa Kemal Paşa ya!.. İnsanoğlu secdeden gayri yerde, böyle eğilmemeli. Tadını çıkara çıkara, yudum yudum kederleniyorum. Kitap okurum içinde sen varsın, şarkı dinlerim içinde sen… Yazılarım otuz kırk dilde basılır. Türkiye’m de Türkçemle yasak. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda. Ne sen bunun farkındasın ne polis farkında. Hiçbir kitabı sonuna kadar okumadı Nuri Cemil. Ve hiçbir kitap için Okumadım’ demedi. Gün olur daha derin, Daha geniş yara açar, Kalemin düşmanlığı, Mavzerin düşmanlığından… Seni çok göresim geldi. Kafamda, gözümde, burnumda, yüreğimde ve ellerimde tütüyorsun… Bir düşün oğlum, bir düşün ey yetimi Safa, bir düşün ki, son defa anlayabilesin Sen bu kavgada bir nokta bile değil, bir küçük, eğri virgül, bir zavallı vesilesin! İnsanoğlu güle benzer, bir dakkada soluverir. Gelecektir sana vaat ettiği günler Hakkın. ´ Hayır. Gelecek günler için Gökten ayet inmedi bize. Onu biz kendimiz Vaat ettik kendimize. Bilirsin ki allâmeyi değil, alimi severim, allâme bellediğini tekrar eder, alim bellediğini tatbik ederek, metod olarak kullanarak genişletir, yani yaratıcıdır. Allame de lazım, âlim de…Ama ben alimi tercih ederim. Birinci delikanlı yarı yolda, ikincisi yolun üçte ikisinde kalmışlarken, üçüncü delikanlı yürümüş. Susarmış, içmezmiş yoluna çıkan ışıltılı sudan; yorulurmuş, dinlenmezmiş elleri kınalı, gözleri sürmeli güzeller güzelinin dizinde. Yürümüş de yürümüş, yürümüş de yürümüş. Böyle yürüyen sona erer oğlum. Sende onun gibi yorulmadan, sende onun gibi inanarak yürü oğlum. İnanan sona erer.
Edebiyat dünyasının en seçkin isimlerini sözlerini kullanarak bir edebiyatçı edasıyla konuşabilirsiniz. İşte sizi bir edebiyatçı gibi konuşturacak Cemal Süreya sözleri , Cemal Süreya sevda sözleri, Cemal Süreya aşk sözleri, sevda sözleri Cemal Süreya, Oğuz Atay sözleri, Oğuz Atay Tutunamayanlar sözleri, Oğuz Atay sözler, Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar sözleri, Can Yücel sözleri, Can Yücel aşk sözleri, Can Yücel sözler , Nazım Hikmet sözleri, Nazım Hikmet aşk sözleri, Nazım Hikmet sözler, Nazım Hikmet ran sözleri…CEMAL SÜREYA SÖZLERİBen senin sevgilin, baban, ağabeyin, arkadaşınım… Biri bitse biri kalır. Seni hiç gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu. Kim sorsa saat kaç diye, cevabım hep aynı; o'na doğru.'BENİMSİN' demeden önce 'SENİNİM' diyebilmeli insan…Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık "sevda" da kırıldık daha da kırılırız. Kimse dokunamaz bizim gün ayrıldık ve sevilmekten eskimiş bir renk gibi hissettim bile gelmiyorsun artık, o kadar kalbimdesin ki!Umut belki de gelecek sayfadadır. Kapatma bakım istiyor, öğrenemedin belki de gelecek sayfadadır. Kapatma kitabıSesinde ne var biliyor musun? Söyleyemediğin sözcükler SüreyaBelki de. Evet, belki de sen, hiç hak etmemiştin beni. Oysa ben; her halinle kabullenmişim bakma benim bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu ne zaman yelken açsak sevdalara, kesiliyor bütün rüzgârlar… Ve biz ne zaman bir parça AŞK istesek, yalnızlık kesiyor önümüzü…Nazar değmesin diye mi kurşun döküyordu kalleşler masum çocuklara?An ki fıskiyesi sonsuzluğun, keşke yalnız bunun için sevseydim olmanın yolunu, karşıdakini mutlu etmek sanıyorduk. Yanıldık! Çünkü ne kadar mutlu ettiysek, o kadar yalnız demiş aşk uğruna ölmek zor? Uğruna ölünecek aşk bulmak giden bir bilet kes, cam kenarı değil can kenarı rüzgârlar karanlık geceleri severmiş ya, aynı ben seni öyle bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu şarkıyı duysam, bizim için söylemiş sanki. Tek yanlı AŞK kişiyi nasıl unutmuşum senin bir başkasını güzel bakma bana; Allah yarattı demem severim!!!SEN; aklım ve kalbim arasında kalan, en güzel gözyaşları için ekmek kırıntısı gibi değerlidir derdi. Üstüne basıp geçenlerin çarpılışını görmek için bekliyorum başına ne gelirse merakından gelir demiş eskiler. Baktım olmuyor. Ben seni merak edeyim, sen de unutmuştu bizi. Biz öldüğümüzle kalmıştık...NAZIM HİKMET SÖZLERİİnsanların kanatları yok, insanların kanatları mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir!Sevgilim, değişti mevsim çekişen gelişmelerden sonra bir sıçramakla. Ve karın altında mağrur, hamarat sürüp gidiyor hayat…Cebimde yoktu, yüreğimden bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir!Ve benim birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim senin mekânın olan ve nereye sürülsem, hangi hapiste yatsam sırtımda, torbamın içinde götürdüğüm ve evlât acısı gibi yüreğimde, senin hayalin gibi gözlerimde taşıdığım şehir…Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu bir daha ümitli bir iştir, sevgilim. Yaşamak seni sevmek gibi ciddi bir en aşağılık tarafı şu ki yavrum, galiba yalnızlığa bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi Hikmet Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır sana söylemek istediğim en güzel söz henüz söylememiş olduğum yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine…Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?İnsan birisiyle yaşlanmalı, birisi yüzünden değil!Ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir, ruhum onun, o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir. Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl bana ışığı vuran yârimin cemâlidir… Nazım Hikmet RubaileriSevgilimin hayâli dile geldi aynanın üzerinde "- O yok, ben varım," – dedi bana günün birinde. Vurdum, düştü parçalandı ayna, kayboldu hayâl ve lâkin çok şükür sevgilim duruyor yerli yerinde… Nazım Hikmet RubaileriNe kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin…CAN YÜCEL SÖZLERİGitmek unutmak değildir sen bunu çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyorsun?Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava şanstan söz ettirmeyecek kadar mükemmel olmalı ayrılınca anımsadım dünyanın bu kadar kalabalık şanstan söz ettirmeyecek kadar, mükemmel olmalı burjuvazinin ağzında lağım çukurudur, işçi sınıfının ağzında açan çiçektir…Senden ayrılınca anımsadım dünyanın bu kadar kalabalık kızartıcı bir suç değildir hırsızlık; çalınan birinin kalbiyse da önemli olan aynı elleri tutmak değil, bir ömür hiç denizanasıdır umut, Ta suların ortasında, Açılır, Kapanır, Açılır, Kapanır, Kapanır, YücelYeter bee! İstemiyorum artık kimseyi yanımda. Her gelen biraz daha acıtıp gidiyor nasılsa. Can YücelKimileri 'Seviyorum' der, çünkü ezberlemiştir. Kimileri diyemez, çünkü gerçekten sevmiştir. Can YücelTabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan yoruldum. Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar… Kendimi her kaybettiğimde, seni de kaybediyor olmaktan neye gam yerim ki en çok? Bir daha güldürebilmek; ağlayanla, ağlamaktan daha da önemli olan aynı elleri tutmak değil, bir ömür hiç Çünkü herhangi biriyle değil, beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola. Can YücelDeğişmek zor; ama bazen aynı adam olmak daha zor… Hayat öyle yüklenir ki; ne kalmak istersin, ne gitmek. O durumdayım tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı , ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım.. Can YücelVedalar acıtsa da bazen gitmek gerekir. İnsan hapşırdığı gün olmak, haklı olmaktan daha kadar değil, göründüğün kadar mutlusun ve sakın unutma; gittiğin kadar değil, hak ettiğin kadar unutulursun…Hiçbir insan öylesine girmiyor hayatımıza… Kimileri ceza , kimileri bela, kimileri imtihan, kimileri ise ATAY SÖZLERİOnunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Kalbimdeyken nasıl aklımda bir şans daha verme, sevgine layık olmayana. Merak etme, aşk yürek işidir ve yüreği olmayanın kalbi kırılmaz geçer diyorlar ya Olric . Sence geçer mi? Geçer elbet efendim; bazısı teğet geçer, bazısı deler geçer, bazısı deşer geçer, bazısı parçalar geçer. Ama mutlaka başı ve sonu belliydi; hiç olmazsa ortasını yükseğe çıkamam; bende yükseklik korkusu var. Kimseyi yarı yolda bırakamam; bende 'alçaklık' korkusu zaman hayata tutunmaya çalışsak, hep mahrem yerleri geldi gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi anlamalısın çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya Atayİçimden şehirler geçiyor, sen her durakta duruyor, ne yaparsan yap yaranamıyorsun. Ve yaranamadıkça anlamıyorlardı. Zarar yok. Zaten beni, daha kimler anlamadı. Yalnız insanların kendi içinde başlayıp biten eğlenceleri sırlarını bakmasını bilene geçinmek iki kişinin kusursuz olmasıyla değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmesiyle olur…Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan tehlikeli kelime ama'dır. Önceden söylenen her söylemi veya kelimeyi öldürür! Mesela, seni seviyorum ama gibi…Yalnızlığına iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği var onda kim bilir?Sırf onun eseri diye… Öyleyse, ben de hayatımın sonuna kadar aynı yerde kımıldamadan oturacağım. Herkes istediği kadar koşsun. Beni anlayacak insan, oturduğum yerde de beni bulur…Zaten senin ''hiçin'' fesat..Ne ölmek nefessiz kalmaktır; ne de yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevilmeyi hak eden birine yaşamını kadına adamak istiyorum hayatımı. Biri "erkeğim" desin bana, diğeri sadece koyulurken, "bu kadar yeter" dedikten sonra mutlaka bir kaşık daha yemek koyan kişiye "anne" denir. Ve o her şeye anlamalısın. Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum. Tarih bir tahriften ibarettir. Tarih , geçmişten geleceğe uzanan ve bugün gördüğümüz bir rüyadır. Bütün rüyalar gibi tarih de yorumlanabilir; ama görülürken ve sebepsiz sevdim seni. Çünkü bir sebebi olsa, aşk olmazdı bunun yaptıklarını silmeye çalıştım; mürekkeple yazılmışlar oysa. Ben kurşun kalem silgisiydim, azaldığımla çekingenlikler ne kadar tatlıdır. Oysa insan, bu beceriksizlikleri bir an önce yenmeye çalışır. Bütün gücüyle büyüyü bozmak, buzları kırmak için uğraşır. İnsan çok sevdiği halde neden her defasında terkedilir? Ve beklenenler, neden hep vazgeçildikten sonra gelir? İyi geçinmek İki kişinin kusursuz olmasıyla değil. Birbirlerinin kusurlarını hoş görmesiyle silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını seviyorsa kaybetmekten korkar. Kıskançlık da bir kaybetme korkusudur. Kıskanmıyorsa eğer; yeterince her şeyin ilacıysa, fazlası intihara girmez mi? Nazım Hikmet Ran Cemal Süreyya Oğuz Atay Can Yücel Gündem Güncel Haberler
nazım hikmet içimde kızıl bir gül gibi