Morris Morris deniz tuzu, okaliptüs uçucu yağlar, askorbik asit ile formüle edilebilir. Mukus boğaz nemlendirme 3 aya çocuk alınması için ağız boşluğu şişme, temizlik ve dezenfeksiyon azaltmak için boya ve koruyucu olmayan bu doğal bir üründür.enflamasyonu hafifletmek için propolis ile bileşim içinde 1 yıl arası 2yaş aşısı çocuklarda uygulama yapılırken sol bacağa vurulmaktadır. Daha önce bu aşıyı olmayan yetişkinlere ise, bu aşı uygulanırken kolun dış yüzeyinde kas içine enjekte edilmektedir. Vurulduğu yerde hafif kızarıklık ve ağrı oluşabilirken, geçmeyen durumlarda uzmana danışılması gerekir. Int. Dr. Hande Erölmez. ÇocuklardaGÖR ve GÖRH ile ilgili epidemiyolojik veriler kısıtlıdır. Birleşik Krallık’ta yapılan bir veri 1 yaşından itibaren 12 yaşına kadar azaldığı, sonrasında tekrar artarak 16-17 yaş civarında pik yaptığı (1.000 kişi-yılı başına 1,75-2,26) bildirilmiştir.6 Fransa’da GÖR ve GÖRH prevalansını 06 YAŞ ÇOCUKLARDA AŞILAR,Difteri, Boğmaca ,Tetanoz,HİB,Hepatit B,Polio -Çocuk felci,Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçık,Suçiçeği • 2 Yaş: Polisakkarit Pnömokok 1.Doz (Risk grubu çocuklarda uygulanması önerilir) ağrı ya da ateş olabilir.Bununla birlikte genel olarak vücutta ateş, baş ağrısı, vücut Ağrıyönetiminde amaç, ağrının miktar, süre ve şiddetinin hafifletilmesi ve çocuğun ağrı ile baş etmesine yardımcı ol-maktır. Ağrıyı azaltmak için farmakolojik ve nonfarmakolojik yöntemler kullanılmaktadır. Çocuklarda farmakolojik ağrı tedavi yöntemleri Çocuklarda ağrının tedavisinde kullanılan en yaygın yol ilaç EmzMu. Çocukluk çağında baş ve boyun bölgesinde lenf nodu büyümeleri lenfadenopati sık karşılaşılan klinik bir sorundur. Sağlıklı çocukların %55’inde rutin fizik muayene sırasında bu bölgedeki lenf nodları ele gelebilir. Bu bölgede lenf bezi büyümeleri en sık boyun bölgesinde %30 görülür. Başın arka kısmında yani oksipital bölgede lenf bezi büyümesinin saptanma oranı , çene altı bezlerde ’tür. Ancak lenfadenopati bölgesi yaşa göre de farklılık gösterebilir. Yenidoğan döneminde lenf nodları normalde elle yapılan muayenede fark edilmez. Başın arkasındaki bölgede lenf nodları en fazla süt çocukluğu döneminde, boyun bölgesi lenf nodları ise en sık daha büyük çocuklarda büyümüş olarak saptanır. Büyüme yanı sıra, lenfadenopati varlığına lokal ağrı ve hassasiyet eşlik edebilir. Eğer enfeksiyon varsa lenf nodunun üstündeki deride kızarıklık olabilir. Diğer belirtiler lenf nodu büyümesinin yerine göre değişir. Eğer boyunda lenf nodu büyümesi varsa ense sertliği veya boynun bir tarafa doğru eğimli durması tortikolis görülebilir. Eğer boğazın arkasındaki lenf nodlarında enfeksiyon varsa veya apseleşmişse, yutma güçlüğü ve sıkıntılı nefes alma görülebilir. Mediasten denilen göğüs boşluğunda lenf nodu büyümesi varsa solunum güçlüğü, morarma, öksürük, çekilmeler, ağrılı yutkunma, yüzde şişme, boyun damarlarında şişme görülebilir. Lenfadenopatinin bir sağlık sorunuyla ilgili olup olmadığına karar vermek hastanın yaşına, lenfadenopatinin yerine ve özelliğine göre değişir. Boynun ön kısmında yerleşen küçük lenf nodları birçok sağlıklı çocukta bulunabilir. Ancak köprücük kemiği üzerinde lenf nodu bulunması kuvvetle tümör olasılığını düşündürmelidir. Yenidoğan döneminden ergenliğe kadar geçen zamanda, baş-boyun bölgesi lenf nodları geçirilen enfeksiyonların etkisiyle büyürler. 6 aydan küçük bebeklerin %38’inde lenf nodları ele gelir ve bunlar en fazla başın arka-alt kısmında ve kulak arkasında yerleşim gösterir. Buna karşılık 3-5 yaş grubundaki sağlıklı çocukların %63’ünde boyunda, %24’ünde boyun altında lenfadenopati saptanabilir. Bu nedenle sağlıklı çocukların çoğunda ele gelen boyun bezlerinin olabileceği unutulmamalıdır. Baş-boyun bölgesindeki lenf nodu büyümelerinde ailelerin en büyük endişesi bu büyümelerde kötü huylu bir oluşum olma olasılığıdır. Eğer lenf nodlarında büyüme fark edilmişse, çocuğun geçirdiği enfeksiyon varlığı, aşılanma durumu ve tüberkülozlu ile temas durumu dikkate alınmalıdır. Lenf nodunun yeri, büyüklüğü, dağılımı, süresi ayırıcı tanıda önemlidir. Başın arka-alt kısmındaki lenf nodları sütçocukluğu döneminde; boynun ön kısmında ve alt çene altındaki lenf nodları büyük çocuklarda herhangi bir önemi olmadan da sıklıkla ele gelebilir. Ancak kulak arkasındaki, boyun arka-alt kısmındaki ve köprücük kemiği üstündeki lenf nodu büyümelerinde kötü huylu hastalık olasılığı araştırılmalıdır. Eğer kötü huylu bir hastalık varsa, lenfadenopati süresi iyi huylu tanılı gruba göre daha uzundur ve ebatları daha büyüktür; genellikle 2-3 cm’den büyüktür. Bazı mikrobik lenf nodu büyümelerinde, tüberküloza bağlı büyümelerde ve enfeksiyon olmadan da lenf nodu büyümelerinde de lenf nodu büyüklüğü 3 cm’yi geçebilir. Lenf nodu çevre dokuya yapışıksa da tümörleşme riski olabilir. Lenf nodu büyüklüğü yanı sıra ateşin varlığı hem enfeksiyonlu hastalıklarda, hem kötü huylu hastalıklarda olabilir. Çocukta ateşi yükseltecek bir enfeksiyon odağı saptanmamışsa, kilo kaybı ve gece terlemeleri varsa “hodgkin lenfoma” akılda tutulmalıdır. Karaciğer, dalak büyüklüğü, lenf nodu büyüklüğü ile birlikteyse enfeksiyon, tümörleşme veya bağışıklık sistemiyle ilgili hastalık gibi vücudun kendisinin oluşturduğu durumlar söz konusu olabilir. Her durumda, eğer riskli bölgelerde yerleşmiş büyük lenf nodları tespit edilirse en basit tetkik olarak tam kan ve periferik yayma yapılarak hücre dağılımı, atipik hücre varlığı araştırılmalıdır. Gereğinde akciğer grafisi ve batın ultrasonografisi de yapılmalıdır. Lenf nodu büyümelerinde eğer büyüklük 4-8 haftalık dönemden sonra da kalıcı ise biyopsi düşünülebilir. Boynun alt kısmında veya köprücük kemiği üst kısmında yer alan lenf nodu büyümelerinde uzun süren ve açıklanamayan ateş, kilo kaybı, halsizlik, kemik ağrısı gibi sistemik bulgular varsa, akciğer grafisinde göğüs boşluğunda lenf bezesi büyümesi görüldüyse daha erken sürede biyopsi gerekebilir. Bütün bu belirtilen noktalara rağmen baş-boyun bölgesindeki lenf nodu büyümelerinde vakaların yarısından çoğunda sebep bulunamayabilir. Çocukluk çağında ani şekilde ortaya çıkan, iki taraflı boyun lenf bezi büyümelerinde en önemli yeri viral nedenler oluşturur. Ebstein Barr enfeksiyonu öpücük hastalığı geçiren çocukların %90’ında CMV sitomegalo virüs hastalığı geçirenlerin %75’inde boyunda lenf bezleri büyür. Grup A Beta hemolitik streptokok enfeksiyonlarında, stofilakoksik veya viral enfeksiyonlarda da boyunda iki taraflı lenf bezleri şişer. Kızamıkçık rubella kulak arkasında, arka boyun zincirinde ve başın arka-alt kısmında hassasiyet ve lenfadenopati ile karakterizedir. Kızamık, su çiçeği ve kabakulakta da yüzeysel lenf nodu büyümeleri olabilir. Diğer bazı hastalıklarda; sarkoidoz, tifo, egzama, brusella, juvenil romatoid artrit gibi bağ dokusu hastalıklarında, lösemide, lenfosarkomda; Hodgkin hastalığında ve birçok kötü huylu hastalıklarda lenf nodları bütün vücutta büyük saptanabilir. Benzer şekilde bazı kan hastalıklarında da orak hücreli anemi, talassemi, hemolitik anemiler lenf nodlarının yaygın olarak büyüyebileceği akılda tutulmalıdır. Erişkin insanlarda olduğu gibi çocukların da başı ağrır. Okul hayatının başlamasıyla baş ağrısı sıklığının da arttığı gösterilmiştir. Tekrarlayan baş ağrıları okul sorunlarına, öğrenme güçlüğüne neden olabilir. Ebeveynler çocukların şikâyetleri ciddi olmadan ve süreğen hale gelmeden baş ağrısını genellikle makul sebeplere bağlayarak geçiştirirler. Altta yatan nedenler alışılagelen nedenler olabileceği gibi hayatı tehdit eden sorunların habercisi de olabilir. Bu yüzden çocuklardaki baş ağrısını önemseyerek ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek ve nedenlerini ortaya çıkarmak gerekir. Çocuklarda baş ağrısının kaynağı nelerdir? Başımızı kafatası içindeki intrakraniyal ve dışındaki organlar ve yapılar ekstrakraniyal olarak ele alabiliriz. Kafatası içinde yer alan beynimizin kendisi ağrıya duyarlı değildir. Fakat beyni sıkıştıran, basınç yapan, içindeki sıvıyı ve kan akımını etkileyen her türlü durum ağrıya duyarlı beyin zarları, damarlar ve beyinden çıkan sinirler aracılığıyla ağrı duymamıza sebep olur. Bir başka deyişle baş ağrısı meydana gelen bozukluğun habercisi yani alarmıdır. Yüz ve baştaki atar ve toplardamarlar, baş ve boynun çizgili kasları, dişler, sinüsler ve buradaki mukoza, kemik zarları, göz çukuru ise ağrıya duyarlı kafatasımız dışındaki yapılardır. Çalışmalar baş ağrısını arttıran nedenler içinde yaş, cinsiyet, ailede öncelikle anne ve babada baş ağrısı öyküsü ve araç tutma öyküsü varlığının önemli olduğunu göstermektedir. Baş ağrısı yedi yaşına kadar kız ve erkek çocuklarda eşit oranda görülürken bu yaştan sonra kızlarda sıklığı giderek artmaktadır. Tekrarlayan baş ağrısı sıklığı yedi yaşına kadar % iken 15 yaşında bu oran %15’e çıkmaktadır. Erken ergenlik döneminde kızlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir. Çocuklarda baş ağrısının tipleri nelerdir? Baş ağrıları bilimsel olarak birincil ve ikincil baş ağrısı bozuklukları olarak sınıflandırılır. Birincil bozukluklarolarak öncelikle migren, gerilim tipi ve küme şeklinde cluster tipi baş ağrısı bozukluklarını görüyoruz. Bu tip baş ağrıları genellikle tekrarlayıcı ve süreğen karakterdedirler. Hayatı tehdit etmezler ancak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerler. Çevresel faktörler bu tip baş ağrıları için tetikleyici olabilir. Örneğin gürültü, fazla ışık, açlık, yorgunluk, uykusuzluk, stres, rüzgârlı ve basıncı yüksek hava durumu, bazı yiyecekler peynir, çikolata, kafeinli içecekler, bazı meyveler, monosodyum glutamat içeren hazır gıdalar vb baş ağrısı krizlerini arttırır. Krizler dışında hasta tamamen normaldir. İkincil tipbozukluklar dediğimiz baş ağrıları daha sık ve sayıdaki nedenlerden oluşur. Genellikle tekrarlayıcı değillerdir ancak sebebe bağlı olarak süreğen olabilirler. Sıklıkla baş ağrısı nedeni olarak karşımıza çıkmalarına rağmen örn. akut sinuzit çok az bir kısmı ani ortaya çıkan, hayatı tehdit edici ve ilerleyicidir anerizma yırtılması, beyin tümörü vb. Baş ve boyun travmasına bağlı Baş ve boyun damarsal olaylarına bağlı kanama, anevrizma, anomali vs Kafa içinde damarsal olmayan yer kaplayan tümör vb olaylara bağlı Alışkanlık yapan maddeye veya yoksunluğuna bağlı Enfeksiyon kaynaklı Menengit, ensefalit vb Pıhtılaşma bozukluklarına bağlı tromboz vb Kafatası kemikleri, ense, göz, kulaklar, burun, sinüsler, dişler, yüz veya diğer yapılara bağlı Sistemik hastalıklara bağlı hipertansiyon vb Uyku düzensizliği veya aşırı yorulmaya bağlı bilgisayar, tablet, telefon aşırı kullanımı dâhil Psikiyatrik bozukluklara bağlı olabilir. Baş ağrısı olan bir çocukta öyküde öğrenmemiz gereken bilgiler nelerdir? Nasıl ve ne zaman başladı? Baş ağrısının seyri ani, ilk ağrı, tekrarlayıcı, her gün, giderek artma? Baş ağrısı tek tip mi yoksa farklı şekilleri var mı? Ne sıklıkta gelir ve ne kadar sürer? Baş ağrısının geleceğini anlar mısın? Yeri neresi ve özelliği zonklayıcı, sıkıştırıcı, bıçak saplanır gibi vs Eşlik eden bulgu var mı? Burun akıntısı, kusma, baş dönmesi, uyuşma? Baş ağrısına iyi gelen veya kötüleştirenler? Aktivite, ilaçlar, yiyecekler… Baş ağrısı günlük aktiviteye engel oluyor mu? Baş ağrısı özel bir dönem veya zaman dilimine özgümü? Baş ağrıları olmayan zamanda başka bulgu var mı? Tedavi için kullanılan ilaçlar var mı? Başka tıbbi problem var mı? Ailede baş ağrısı çeken kimse var mı? Mobil cihazlarda bilgisayar, TV, telefon, tablet vb geçirilen süre günlük olarak kaç saat? Uyku düzeni ve ağrı ile ilişkisi nedir? Baş ağrınızın nedeni olarak düşündüğünüz bir şey var mı? Baş ağrısı olan çocuklarda hangi tetkikler yapılmalıdır? Laboratuar tetkikleri ayırıcı tanıya yönelik istenir. Kan tetkikleri özellikle anemi saptanması açısından önemlidir. Ağır anemilerde baş ağrısı yakınması söz konusudur. Sinüs grafileri enfeksiyon düşündüren olgularda istenebilir. Hekimin muayene sırasında göreceği burun arkası bir akıntı klinik bulgularla birlikte ise sinüs filmini gereksiz kılar. Kafa grafisi çok nadiren gerekir ve baş ağrısı olan birçok hastada normaldir. Röntgen ışınlarının zararlı etkileri de göz önünde bulundurulduğunda çok gerekli değilse istenmez. EEG baş ağrısının rutin değerlendirmesinin bir parçası olarak önerilmez. Ancak epileptik nöbet sonrası baş ağrısı çok sık gözlenir. Hastada bilinç kaybı, bilinç değişikliği veya epileptiform bir bozukluk düşünüldüğünde veya sebebi belirlenemeyen baş ağrılarında EEG yararlıdır. Auralı migrende, nöbet benzeri semptomları olanlarda ayırıcı tanı için incelenmesi gerekir. Kranial görüntüleme MR, Tomografi vb Her başı ağrıyana MR veya tomografi çekilmez. Dünyada kabul gören Amerikan Pediatri Akademisi kriterlerine göre tekrarlayan baş ağrısı olan bir çocukta nörolojik muayene normal ise rutin olarak görüntüleme gerekli değildir. Görüntüleme aşağıdaki gibi hikâyesi olan çocuklarda yapılması öncelikle önerilir Yeni başlayan şiddetli baş ağrısı olanlar 1 aydan kısa süreli, baş ağrısı tipinde değişiklik olanlar, nörolojik bozukluğu olanlar Anormal nörolojik muayenesi olan çocuklarda fokal bulgular, intrakranial basınç artışı bulguları, belirgin bilinç değişikliği ve nöbet de eşlik ediyorsa görüntüleme önerilir. Uykudan uyandıran baş ağrısı, yakınlarında beyin tümörü öyküsü gibi nedenlerle ailenin aşırı endişesi, nadir görülen durumların dışlanması gibi nedenler ile de görüntüleme yapılabilir. Baş ağrısı tedavisi nasıl yapılır, nelere dikkat edilmelidir? Çocuklarda ara sıra olan kısa süreli ve hafif ağrılar sık görülür ve genellikle özel bir tedavi gerektirmez. Tedavi orta veya şiddetli olan, tekrarlayan veya ilerleyici olan ağrılarda gereklidir. İlaç tedavisinden önce başı ağrıtan sebepler ortaya çıkarılıp bu sebeplerden kaçınmaya çalışmak tedavinin ilk basamağıdır. Baş ağrısının akut tedavisi ve krizlerin gelmesini, ortaya çıkmasını önleyici ilaç tedavileri farklıdır ve doktor önerisi doğrultusunda yapılmalıdır. Doktor kontrolü olmadan ağrı kesicilerin sürekli ve fazla kullanımı böbrek, karaciğer gibi hayati organlara zarar verebilecek etkiler yapabilir. Öncelikle sebebi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi yaklaşımı seçilmelidir. Örneğin sinüzit için seçilecek ilaç ile hipertansiyon için seçilen tedavi farklıdır. Aynı şekilde hidrosefali ve beyin tümörünün tedavisinde cerrahi müdahale gerekir iken kırma kusuru gibi görme ile ilgili baş ağrılarında uygun gözlük tedavi edici olabilir. Çocuklarda göz ve görme sorunları her zaman kolay fark edilemeyeceğinden, şikâyeti olmasa da, rutin göz muayenesinden geçmesi önerilmektedir. Baş ağrısına sebep olan durumlar ortadan kaldırılmadıkça yapılacak tedaviler ya kısa süreli fayda sağlar ya da etkisiz kalır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. Beyin tümörleri çocuklarda lösemilerden sonra en sık görülen tümörleri oluşturuyor. Çocukluk çağında gelişen her 6 tümörden 1’i beyinde yerleşiyor. Bu tümörlerin yüzde 52’si ilk 2-10 yaş, yüzde 42’si de 11-18 yaş arasında görülüyor. Bir yaş altında oluşan beyin tümörleri oranı ise yüzde civarında seyrediyor. Beyin tümörlerinin yarısını iyi huylu tümörler, diğer yarısını da kötü huylu tümörler oluşturuyor. Amerika kaynaklı istatistik verilerine göre; her yüz bin çocuktan 3’ünde kötü huylu beyin tümörü teşhis ediliyor. Günümüzde tıp dünyasında yaşanan önemli gelişmeler sayesinde iyi ve kötü huylu beyin tümörlerinin tedavisinde çok daha başarılı sonuçlar alınması ise yüreklere su serpiyor. ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİ! Erken tanı diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi, çocukluk çağındaki iyi ve kötü huylu beyin tümörlerinde çok önemli. “Daha küçük tümörlerin cerrahi tedavisi her zaman aynı yerleşimli büyük tümörlere göre daha kolay oluyor ve genelde küçük tümörlerde cerrahi komplikasyon oranı daha az gelişiyor” bilgisini veren Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Memet Özek, sözlerine şöyle devam etti “Ayrıca kötü huylu tümörlerde, özellikle beyin omurilik sıvısıyla yayılma potansiyeli olan ependimom’ ve medulloblastom’ tümörlerinde yayılım oluşmadan önce cerrahi tedavi uygulamak, hastalığın ümitsiz evreye geçmesini önlüyor. Pilositik astrositom gibi iyi huylu tümörlerde ve seçilmiş ependimom ile medulloblastom gibi kötü huylu tümörlerde de erken tedavi sayesinde iyileşme sağlanabiliyor.” Prof. Dr. Memet Özek, ebeveynlerin iyi ve kötü huylu beyin tümörüne karşı dikkat etmeleri gereken belirtileri şöyle sıraladı -BEBEKLERDE Henüz bıngıldağı açık bebeklerde baş çevresinin normalden fazla genişlemesi, güçsüz emme, aktivite düşüklüğü, bulantı, kusma ve kilo kaybı oluşabiliyor. Arka çukur yerleşimli beyin tümörlerinde ayrıca kafada fazla su toplanması olarak bilinen hidrosefali gelişebiliyor. -ÇOCUKLARDA Bulantı kusma, baş ağrısı, gözlerde kayma, konuşma bozukluğu, el-kol koordinasyon bozukluğu, kol ve bacaklarda güç kaybı, denge problemleri ve okul başarısında düşüş şeklinde kendini gösterebiliyor. Bunların yanı sıra felç ve epilepsi nöbetleri de gelişebiliyor. SABAHLARI AÇ KARNINA KUSUYORSA DİKKAT! Bulantı ile kusma, çocuklarda oluşan iyi ve kötü huylu beyin tümörlerinin en yaygın görülen belirtileri arasında yer alıyor. Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Memet Özek, özellikle sabah aç karnına gelişen fışkırır tarzda kusmanın beyin tümörünün önemli bir işareti olabileceği uyarısında bulunarak, “Bulantı ve kusma şikayetlerinde öncelikle çocuk hekimine başvuruluyor. Bu durumda mutlaka göz dibi muayenesi yapılmalı, aksi halde bu sorunun gastrointestinal sistem problemi olduğu düşünülerek zaman kaybedilebiliyor. Özellikle sabah aç karnına oluşan fışkırır tarzda kusmalarda ise hemen bir kranial MR çekilerek konuyu açıklık getirilmelidir” dedi. ÇOĞUNDA NEDENİ SAPTANAMIYOR Çocuklarda en sık pilositik astrositom adlı iyi huylu tümörler görülürken, ikinci sıklıkta da özellikle arka çukur yerleşimli medulloblastom ve ependimom adlı kötü huylu tümörler izleniyor. Daha nadir olarak kötü huylu tümörler olan diffüz orta hat gliomları ve atipik teratoid rabdoid tümör de görülebiliyor. Birçok tümörde olduğu gibi, iyi ve kötü huylu çocukluk çağı beyin tümörlerinin çoğunda etken saptanamıyor. Ancak uzun dönem radyasyona maruz kalınması sonucunda beyin tümörünün oluşabildiği biliniyor. TEDAVİDE ÇIĞIR AÇAN GELİŞMELER Diffüz orta hat gliomları hariç, beyin tümörlerinin tümünde en ideal tedavi; cerrahi yöntemle olabildiğince fazla tümör dokusu çıkarmak oluyor. Ardından tümörün adına ve moleküler altyapısına göre gerekirse radyoterapi ile kemoterapi yöntemleri uygulanıyor. Prof. Dr. Memet Özek, bu nedenle ameliyat sonrası elde edilen tümörün dokusundan moleküler çalışma yapılmasının hayati önem taşıdığını belirterek, tedavide yaşanan gelişmeleri şöyle anlattı “Günümüzde sağlıklı dokulara hasar vermeyen hedefli kemoterapiler geliştiriliyor. Tümörlerin barındırdıkları mutasyonlara etki edebilecek ilaçlar geliştirilip uygun hastalarda kullanılabiliyor. Böylelikle iyi ve kötü huylu tümörlerde, tümörün yeniden büyümesi ve beynin diğer bölgelerine yayılması önlenebiliyor. Bu sayede hastaların yaşam süreleri uzuyor ve hayat kaliteleri artıyor. Kliniğimiz özellikle hedefli, kişiye göre şekillendirilmiş kemoterapi tedavilerinde, bu konuda oldukça boşluklar bulunan dünya literatürüne de önemli katkılar sağlıyor.” BEYİN ALANLARI HARİTALANDIRILIYOR Beyin tümörlerinin tanısı ayrıntılı beyin MR Manyetik Rezonans yöntemiyle konuluyor. Gelişmiş MR yöntemlerinin bulunduğu merkezlerde; kol ve bacağı hareket ettiren sinir yolakları, konuşma, anlama ve el kol hareketinden sorumlu beyin alanları haritalandırılabiliyor ve cerrahi işlem bu haritaya göre şekillendirilebiliyor. Prof. Dr. Memet Özek, “Günümüzde tümörün adını koyan bilim dalı olan patoloji alanında da hayati gelişmeler yaşanıyor. Dünya Sağlık Örgütü WHO çocuk beyin tümörlerini 2021 yılında yeniden sınıflandırdı. Bu sınıflandırma tümüyle tümörün genetik yapısına bağlı. Genetik yapıyı anladığımızda tümör hücrelerinin çoğalmasını durdurma şansımız oluyor. Her tümörde moleküler çalışma yapılarak en doğru teşhis ve her hastanın tümörüne göre şekillendirilmiş kemoterapi tedavileri planlanıyor” diye konuştu. Oluşturulma Tarihi Şubat 01, 2018 1240Yeni doğan bir bebek yanı sıra anne karnındaki ceninden itibaren ağrı algısı oluşur. Çocuk ve ergenlerdeki baş ağrısı da oldukça sık rastlanan bir sorundur. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Derya Uludüz, neden çocukların baş ağrısı yaşadığını, çocuklarda baş ağrısının nedenlerini ve çocuklarda migren tanısının koyulabilmesi için gerekli tipik özellikleri ve tedavisi hakkında bilgi baş ağrısının nedenleri nelerdir?Son yıllarda teknolojinin ilerlemesi, tablet, akıllı telefonlar gibi aletlere çocukların kolay ulaşımları, elektromanyetik uyaranlara maruz kalma, beslenme alışkanlıklarında değişme, hazır, katkılı, paketli yiyecekler, abur cubur tarzı besinlerin fazla tüketilmesi, geç saatlere kadar uykusuz kalma gibi modern çağın getirdiği bir takım olumsuzluklar çocuklarda baş ağrılarının sıklaşmasına yol için bir genetik yatkınlık, bir de tetikleyen etkenler vardır. Örneğin, çocuklar sabahlara kadar ellerindeki elektronik cihazlara bakarak uykusuzluk sorunu yaşayabiliyorlar. Çocuklarda ayrıca düzensiz beslenmek de baş ağrısını tetikleyebiliyor. Yani bir çocuk sabah 1100’de tost ve çayla güne başlıyorsa o çocuğun baş ağrısının düzeltilmesi zor. Çocuğun sosyal ilişkileri, psikolojik durumu, ailede neler yaşadığı da önemli. Bunun yanı sıra hormonal faktörler yine tetikleyici rol en önemli belirtileri nelerdir?Okul öncesi yaşlarda çocuklar baş ağrılarını tam olarak tarif edemeyebiliyor ancak ağrı sırasında çocuk en sevdiği oyunu bırakmak zorunda kalıyor, en sevdiği filmi izlemek istemiyorsa, sessiz loş bir ortama çekilmek istiyorsa, yüzü solgun ve halsiz ise, bazen huzursuz ve ağlıyorsa çocuğun baş ağrısı gerçekten şiddetlidir. Baş ağrısında migreni akla getiren en önemli kriter ağrının atakları 2-3 ay gibi seyrek aralıklarla görülen, sebepsiz saatlerce sürebilen, önlenemeyen kusma ataklarıdır. Ataklar sırasında çocuk solgun halsiz ve huzursuzdur. Dakikalarca kusar, biraz kusmaya ara verir ve gün içinde kusmalar tekrarlar. Tüm araştırmalar yapılır ancak hiçbir sebep bulunamaz. Migrende en önemli ipucu baş ağrıları gibi ataklar halinde gelmesi ve ataklar dışında çocuğun tamamen normal olmasıdır. Kusma atakları 9-10 yaşlarından sonra azalarak yüzde 40 sıklıkla migren baş ağrılarına dönmesi atakları Kusma ataklarına benzer şekilde aralıklarla gelen ani başlayan, çocuğun oynadığı oyunu bırakmasına neden olan şiddetli baş dönmesi ataklarıdır. Beraberinde bulantı kusma olabilir. Çocuk huzursuz ve panik haldedir korkulu bir yüz ifadesi vardır. Ataklar dakikalar, saatler sürebilir ve sonra çocuk tamamen normale döner. Ataklar arasında tamamen ağrısı atakları abdominal migren Aylık ya da 2-3 ayda bir gelen özellikle göbek etrafında belirgin olan şiddetli karın ağrısı ataklarıdır. Bu ataklar ateşsizdir, bazen ateşle birlikte seyreden karın ağrısı atakları olan ailevi akdeniz ateşi hastalığı FMF ile karıştırılabilir. Bu nedenle iyi tetkik edilmelidirler. Abdominal migren ilerleyen yaşlarda sıklığı azalarak yüzde 60 sıklıkta migren baş ağrılarına dönüşüm bu klinik özellikler migreni akla getirmeli ve en önemli ipucu ataklar halinde olmaları şiddetli olmaları ve ataklar dışında çocuğun tamamen sağlıklı olmasıdır. Tüm bu migren eşdeğerleri denilen klinik tabloların tedavisinde migren tedavisi uygulanmakta, aksi halde tanı konulamadığı ve yanlış tedavi verildiğinde yakınmalar devam etmekte ve ilerleyen yıllarda migrene geçiş sıklığı artmaktadır. Çocuklarda migren nasıl tedavi edilir?Çocuklarda migrenin tedavisi erişkinlerden çok daha kolaydır. Hiç ilaç kullanmadan sadece yaşam tarzı değişiklikleri ile baş ağrılarını kontrol edebilmekteyiz. Çocuklarda uyku düzeni, beslenme düzeni ağrıları ortadan kaldırmada önem taşır. Beraberinde eşlik eden alerjik tablolar, göz problemleri, bağırsak sorunlarının ortadan kaldırılması tedavi başarısını artırır. Bazı migrenli çocuklarda beyin elektriksel uyarıda bozukluklar görülebilir. Bu nedenle EEG elektroensefalografi tetkiki ile bu anormal uyarıların varlığı da kontrol edilmeli varsa tedavi olduğunca ağrı kesicilerden çocukları uzak tutmamız baş ağrılarının kötüleşmesini önleyecektir. Baş ağrısının nedenini doğru bulmak için uzman doktorun çocuğu iyi dinlemesi gerekiyor. Bu nedenlerden kaçındığınızda baş ağrısından kurtulmanız mümkün olacak. Aşırı elektronik kullanımı, beslenme düzensizlikleri de kontrol altına Rinoplasti Doktor Bu Ne Sabahları aç karnına kusuyorsa, dikkat! Bulantı ile kusma, çocuklarda oluşan iyi ve kötü huylu beyin tümörlerinin en yaygın görülen belirtileri arasında yer alıyor. Özellikle sabah aç karnına gelişen fışkırır tarzda kusma, beyin tümörünün önemli bir işareti olabilir. Bulantı ve kusma şikayetlerinde öncelikle çocuk hekimine başvuruluyor. Bu durumda mutlaka göz dibi muayenesi yapılmalı, aksi halde bu sorunun gastrointestinal sistem problemi olduğu düşünülerek zaman kaybedilebiliyor. Özellikle sabah aç karnına oluşan fışkırır tarzda kusmalarda ise hemen bir kranial MR çekilerek konuyu açıklık getirilmelidir. Çoğunda nedeni saptanamıyor Çocuklarda en sık pilositik astrositom adlı iyi huylu tümörler görülürken, ikinci sıklıkta da özellikle arka çukur yerleşimli medulloblastom ve ependimom adlı kötü huylu tümörler izleniyor. Daha nadir olarak kötü huylu tümörler olan diffüz orta hat gliomları ve atipik teratoid rabdoid tümör de görülebiliyor. Birçok tümörde olduğu gibi, iyi ve kötü huylu çocukluk çağı beyin tümörlerinin çoğunda etken saptanamıyor. Ancak uzun dönem radyasyona maruz kalınması sonucunda beyin tümörünün oluşabildiği biliniyor. Tedavide çığır açan gelişmeler Diffüz orta hat gliomları hariç, beyin tümörlerinin tümünde en ideal tedavi; cerrahi yöntemle olabildiğince fazla tümör dokusu çıkarmak oluyor. Ardından tümörün adına ve moleküler altyapısına göre gerekirse radyoterapi ile kemoterapi yöntemleri uygulanıyor. Bu nedenle ameliyat sonrası elde edilen tümörün dokusundan moleküler çalışma yapılması hayati önem taşır. Günümüzde sağlıklı dokulara hasar vermeyen hedefli kemoterapiler geliştiriliyor. Tümörlerin barındırdıkları mutasyonlara etki edebilecek ilaçlar geliştirilip uygun hastalarda kullanılabiliyor. Böylelikle iyi ve kötü huylu tümörlerde, tümörün yeniden büyümesi ve beynin diğer bölgelerine yayılması önlenebiliyor. Bu sayede hastaların yaşam süreleri uzuyor ve hayat kaliteleri artıyor. Kliniğimiz özellikle hedefli, kişiye göre şekillendirilmiş kemoterapi tedavilerinde, bu konuda oldukça boşluklar bulunan dünya literatürüne de önemli katkılar sağlıyor.

2 yaş bebeklerde baş ağrısı