Bu blogda yer alan kısa hikaye ve uzun hikayeler izinsiz olarak alınamaz ve başka bir yerde yayınlanamaz! Dram, bilim kurgu, gerilim, korku, hayatın içinden, çocuk hikayeleri, kısa hikayeler ve daha fazlası için hikaye kategorisini ziyaret edebilirsiniz. Torunumun Torunu
Bu damlalar orada can buldu ve bunun sonucunda muspell ve nifleheim birleşti. Bu gücün yarattığı etki ile ilk dev olan Ymir var oldu. Ymir’in terinden de diğer devler oluştu. İskandinav mitolojisi‘nde yaratılış, tanrılar ve ragnarok başlıklı detaylı içeriğe de göz atabilirsiniz. Türk Mitolojisi
O dönemin ünlü bilim insanları arasında yer alan Arşimet tarafından keşfedilmiş ve kullanılmıştır. Daha çok matematik içerisinde 3,14 şeklinde kullanılır. Ancak sadece bu
Biyonik Göz olarak bilinen Argus II implant ameliyatı, Türkiye'de de Tavuk Karası hastalarına uygulanmaya başlayacak. Ko E-bültenimize kayıt olarak güncellemelerden haberdar olabilirsiniz.
3ay önce sol elimde uyuşma olduğundan dolayı doktora gittim. EMG ve MR çektirdim. MR raporunda; C4-5 diskinde anterior subaraknoid mesafeyi silen posterosantral protrüzyon dikkati çekmektedir. C5-6 ve C6-7 disklerinde anterior subaraknoid mesafeyi basılayan periferal bulgu gözlenmektedir, diye bir sonuç çıktı. EMG sonucunda; sol ulnar sinir uyarımında duygusal sinir aksiyon
sqfXN. Güncelleme Tarihi Mayıs 05, 2008 1148Aynur Tattersall DHA- LondraOluşturulma Tarihi Mayıs 05, 2008 1148İngiliz bilim adamları, görme engellilerin görebilmesini sağlayan dünyanın ilk gerçek biyonik gözünü ilk kez yapılan mucize’ olarak nitelendirilen ameliyat sayesinde, biyonik göz’ takılan iki görme engelli ilk defa yakınlarını görebildi. Londra’da dünyanın en büyük ve en eski göz hastanelerinden Moorfields Göz Hastanesi'nde görevli doktorlar, ilk defa gerçekleştirdikleri Biyonik Göz Ameliyatı’ sayesinde 50’li yaşlarda iki görme özürlü hastanın yeniden görmesini sağladı. Tıp dünyasını sarsacağı belirtilen sistem, gözlüğe yerleştirilmiş bir kamera ve alıcıdan alınan bilginin, gözdeki elektrotlara aktarılması yoluyla çalışıyor. Şu ana kadar bu buluşun daha az gelişmiş türlerini deneyen uzmanlar, hastalarda ışık, karartı ve hareketleri görebilme duyularını tedavi edebildiği belirtildi. Görme özürlülere yeniden görme şansı tanıyan bu yeni teknoloji, bir gözlüğe takılan küçük bir kamera ve vericiden oluşuyor. Cihaz, sinyallerini kablosuz olarak göze nakledilen küçük bir elektronik alıcı ve elektrot paneline gönderiyor. Gözün arkasındaki retinaya bağlı elektrotlar ise mevcut sinirleri uyandırarak, sinyallerin optik sinir boyunca beyne ulaşmasına izin veriyor. Beyinde ışığın desenleri ve karanlık noktalar algılanıyor ardından hastaya temel görüşü özellikle maküler dejenerasyon’ ya da Retinitis Pigmentosa Gece körlüğü diye tanımlanan hastalıklar sonucu meydana gelen körlüklerde yararlı olacağı açıklayan uzmanlar, deneyin klinik ortamında gerçekleştirildiğini ve bir kaç yıl içerisinde Ulusal Sağlık Hizmeti’nde NHS uygulamaya hazır olacağını tahmin hafta 2 operasyon gerçekleştirdiklerini ve hastaların durumunun iyi olduğunu söyleyen Göz Cerrahı Lyndon da Cruz, bu heyecan verici yeni teknolojinin geliştirilmesinde kendilerine sunulan imkanın önemine değinerek, operasyonun Argus II' adlı teknolojiyi geliştiren Amerikalı doktorların gözetiminde ve Second Sigh firmasının katkılarıyla yapıldığını operasyon Amerika’nın Los Angeles eyaletinde bulunan Doheny Göz Enstitüsü’nde daha önce gerçekleştirmişti. Amerikalı uzmanlar, bezelye büyüklüğündeki video kameranın 3-5 yıl içerisinde bütün hastanelerde kullanılabileceğini söylüyor. 1804 yılında yapımı tamamlanan Moorfields Göz Hastanesi, dünyanın en eski ve en büyük göz hastanesi olma özelliğini taşıyor. Uluslararası üne sahip tedavi yöntemleri uygulayan hastanede yılda 23 bin hasta ameliyat ediliyor.
Haberler > Biyonik Göz Teknolojisinden Büyük Başarı - 2354 Biyonik Göz Mücizesi, Yıllar Sonra Yeniden Görmeye Başladı Roger Pontz çocukken yakalandığı bir göz hastalığı nedeniyle görme engelliydi. Biyonik göz sayesinde yıllar sonra ilk kez yeniden görmeye başladı. Yeniden görmeye başlayan Pontz bunun bir mucize olduğunu düşünüyor. Biyonik göz sayesinde hasarlı gözler ışığı yeniden görüntüye çevirebiliyor. Retinanın üstüne yerleştirilen elektronik implantlar , gözlük, kamera ve video işleme ünitesiyle birlikte çalışarak görüşü sağlıyor. Kamera tarafından alınan görüntüden gelen sinyal dönüştürülerek, retinada kalan sağlam hücrelere aktarılarak, optik sinir boyunca ilerliyor ve sonunda gözün tekrar görmesini sağlıyor. Pontz yapay retina nakledilen dört Amerikalıdan biri. Pontz biyonik göz sayesinde kedisini, torununu ve karısı Terri’yi görebiliyor. Terri kocasını üniversiteye kontroller için 300 kilometre uzağa arabayla götürmek zorunda kalsa da bu uzun yolculuk onu oldukça mutlu ediyor. Pontz, “Yeniden görmek neye değer? Bu her şeye değer ” Kaynak
Günümüzde dünyadaki tüm insanlar için ortak bir eğlence aktivitesine dönüşen video oyunları ilk defa ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Geçmişten bugüne video oyun dünyasında yaşanan önemli gelişmeleri gelin hep birlikte yaygın olarak kullanılmaya başlandığı dönemlerden önce, oyun denildiğinde aklımıza saklambaç, körebe, yakan top gibi oyunlar gelirdi. O dönemlerde yaşayan çocuklar ve gençler için oyun sahası genelde parklar veya sokaklardı. Teknolojik gelişmeler her alanda olduğu gibi zamanla oyun algımızı da değiştirdi. Artık oyun denince aklımıza daha çok akıllı telefon, tablet, bilgisayar ve oyun konsolları üzerinden, genelde çevrim içi olarak oynanan ve video oyunu olarak adlandırılan oyunlar geliyor. Video oyun sektörü günümüzde o kadar büyüdü ki yalnızca oyun konsolu pazarının 2022 yılında 81 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Peki dünyadaki tüm insanlar için ortak bir eğlence aktivitesine dönüşen video oyunları nasıl ortaya çıktı? Geçmişten bugüne video oyun dünyasında hangi önemli gelişmeler yaşandı? Gelin hep birlikte öğrenelim. 1958 yılına kadar özellikle üniversitelerin araştırma laboratuvarlarında basit oyunlar ve simülasyonlar geliştirilse de bu oyunlar hareketli grafiklere sahip değildi. 1958’e gelindiğinde fizikçi William Higinbotham Tennis for Two adlı bir video oyunu geliştirdi. Osiloskop ekranında görüntülenebilen ve kolu çekip düğmeye basmaktan ibaret olan bu basit oyunda hareketli grafikler kullanıldığı için Tennis for Two tarihteki ilk video oyunu olarak kabul ediliyor. Tennis for Two oyunu osiloskop ekranında görüntülenebiliyordu. Osiloskop, elektrik sinyallerini grafiksel olarak görüntülemek için kullanılan bir cihazdır. 1962 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden Steve Russel ve arkadaşları tarafından Spacewar! adlı, bilgisayar tabanlı ilk oyun geliştirildi. Oyun aynı zamanda birden fazla bilgisayara yüklenen ilk oyun olma özelliğini de taşıyor. Spacewar! oyunu 1972 yılında Ralph Baer ve arkadaşları, Magnavox Odyssey adıyla satışa sunulan ilk video oyun konsolunu icat etti. Televizyona bağlanarak çalıştırılan Odyssey birkaç basit oyun içeriyordu. Konsol üç yılda fazla sattı. Magnavox Odyssey oyun konsolu Odyssey’in bu başarısı rakip firmaların ortaya çıkmasını sağladı. Nolan Bushnell ve Ted Dabney, aynı yıl Atari’yi kurdu ve video oyun salonlarındaki bozuk para ya da jetonla çalışan makinelerde oynanabilen Pong adlı oyunu kullanıma sundu ve büyük beğeni aldı. Bu arada ülkemizde bu oyun salonlarının hâlâ atari salonu, içindeki oyun makinelerinin ise atari olarak bilindiğini söyleyelim. Bu oyunun gördüğü ilgi nedeniyle Atari 1977 yılında Atari 2600 isimli video oyun konsolunu piyasaya sürdü. Atari 2600 1978 ve 1980’de Space Invaders ve Pac-Man oyunları geliştirildi ve kullanıcılardan büyük ilgi gördü. 1980’lerde özellikle ev konsollarının yaygınlaşmasıyla birlikte oyun pazarı çok fazla büyüdü. Talepleri karşılamak adına firmalar daha fazla oyun üretmeye başladı. Bu hızlı üretim ve tüketim süreci, oyunlarda tekrarı artırdı ve satışları düşürdü. Konsol sektörünü etkileyen başka bir faktör de rekabet nedeniyle bilgisayar fiyatlarının çok fazla düşmesiydi. Öyle ki 1982 yılında Commodore 64 ile bir konsol neredeyse aynı fiyata satılıyordu. Bu nedenle pek çok şirket piyasadan çekilmek durumunda kaldı. 1985’te Nintendo’nun oyun konsoluyla piyasa girmesinden sonra video oyun sektörü tekrar hareketlendi. Konsol maliyetlerini düşüren Nintendo, kalitesiz oyunların piyasaya sürülmesini önleyen birtakım önlemlerin alınmasını da sağladı. Ayrıca Super Mario Brothers 1985 ve Legend of Zelda 1986 adlı ünlü oyunları da piyasaya sürdü. Nintendo oyun konsolu Nintendo 1989 yılında elde taşınabilir "Game Boy" video oyun cihazını üretti. Ülkemizde de 1990'lı yıllarda bu oyun cihazına benzeyen ve elde taşınabilen Tetris tabanlı oyun cihazları çok sayıda kişi tarafından kullanıldı. Tetris, bir zamanlar ülkemizde yaygın bir şekilde oynanan oyunlardan biriydi. 1980’li yılların sonuna doğru IBM ve Apple Macintosh bilgisayarlar oyun dünyasına girdi. 1991 yılında Civilization adlı strateji oyunu kişisel bilgisayarlar PC için piyasaya sürüldü. Bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmeler üç boyutlu oyunların kapısını araladı. 1993’te Doom adlı bilgisayar oyunu geliştirildi. Özellikle internetin yaygınlaşmasıyla birlikte çok sayıda oyuncu çevrim içi şekilde birbirleriyle oynamaya başladı. 1990’lı yıllarda video oyun konsol pazarına Sega ve Sony de katıldı. Aynı dönemde Mortal Kombat ve Street Fighter gibi popüler oyunlar ortaya çıktı. 1994’te PlayStation’ı piyasaya süren Sony’nin oyunlarının kullanıcılar tarafından rağbet görmesi ve fiyat politikası Sega ve Nintendo’nun Sony ile rekabet etmesini hayli zorlaştırdı. Sony PlayStation 2005 ve 2006 yıllarında Microsoft Xbox 360, Sony PlayStation 3 ve Nintendo Wii konsollarının satışa sunulması oyun sektöründe yeni bir dönemi başlattı. Wii’nin harekete duyarlı uzaktan kumandası, oyun oynamayı çok daha eğlenceli ve hareketli hâle getirdi. Nintendo Wii ile tenis oyunu oynayan aile 2010’lu yıllara doğru video oyunları Facebook gibi sosyal medya platformlarına ve iPhone gibi mobil cihazlara yayıldı ve daha genel bir oyuncu kitlesine ulaştı. 2012'de Wii U, 2013'te PlayStation 4 ve Xbox One geldi. Sony 2016'da 4K video desteğine sahip ilk konsol olan PlayStation 4 Pro konsolunu kullanıcıların beğenisine sundu. 2017'nin başlarında Nintendo Switch piyasaya sürüldü. Microsoft ise 4K destekli konsolu Xbox One X'i 2017'nin sonlarında satışa sundu. Sony ve Microsoft, 2020 sonunda çıkardıkları PlayStation 5 ve Xbox X ile sanal gerçekliği oyunlara dâhil ederek oyuncuların video oyunu deneyimini üst noktalara çıkardı. Konsol oyunları artık sanal gerçeklik gözlüğüyle oynanabiliyor. Günümüzde video oyunları hem konsollar hem bilgisayarlar hem de mobil cihazlar üzerinden milyonları birbirine bağlıyor. Teknolojinin de ilerlemesi sayesinde kullanıcılarına yeni deneyimler yaşatan video oyun sektörünün önümüzdeki dönemde daha da büyümesi bekleniyor. Peki sizin en sevdiğiniz oyun hangisi? Kaynaklar Ferris, J. ve ark., Dünyayı Değiştiren Fikirler, Çev. Z. Arık Tozar, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 2017. Turner, T. ve ark., Tarih Yazan 100 İcat Dünyamızı Şekillendiren Parlak Buluşlar, Çev. F. C. Dansuk, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 2019. Bilim Genç web sitesinde yayınlanan yazı, haber, video, fotoğraf, çizim ve animasyonların her türlü hakkı TÜBİTAK’a aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi olsa alıntı yapılamaz, kopyalanamaz ve başka yerde yayınlanamaz.
Önceleri yalnızca bilim kurgu filmlerinde ve oyunlarda gördüğümüz biyonik insanlar yakında gerçek hayatta da karşımıza çıkacak gibi görünüyor. İngiltere’de yaşlı bir adama nakledilen biyonik göz, gelecekte biyonik parça nakillerinin daha yaygın hale gelebileceğiyle ilgili umut bağlı görme bozuklukları yaşayan 80 yaşındaki İngiliz Ray Flynn, dünyanın ilk biyonik göz nakli yapılan kişisi olarak tarihe geçti. Daha önce alışveriş yaparken şifresini girmekte bile zorluk yaşayan ve bahçedeki bitkileri birbirinden ayırt edemeyen Flynn için hayat oldukça zorlu bir hale gelmişti. Bunun sonucunda soluğu Manchester Royal göz hastanesinde alan yaşlı adam, uzmanların uzun süredir üzerinde çalışmalar yaptığı biyonik göz Argus IInin ilk kez gerçekten bir insan üzerinde kullanılmasına olanak sağladı. Kamerası aracılığıyla aldığı görüntüleri küçük elektrik dalgaları halinde retinaya nakledilen elektrotlara gönderilen Argus II ile bu bilgiler beyne aktarılıyor ve böylece hastanın görmesi kameradan alındığından ötürü kişinin gözleri kapatılsa bile görmeye devam edebiliyor. Ameliyattan 2 hafta sonra bir dizi testten geçirilen ve gösterilen öğeleri başarılı bir şekilde gören Flynn’ın ve bu tip bir rahatsızlıktan muzdarip diğer kişilerin görme yetisini tamamen kazanması mümkün değil. Ancak yine de görme konusunda ciddi sorunlar yaşayanlar için önemli bir gelişme olduğunu görmezden gelemeyiz. Tıp dünyası için heyecan verici olan yeniliğin gelecekte neler getireceği merakla bekleniyor.
Bilim insanları, insan gözünden çok daha duyarlı ve iyi gören biyonik göz üretmeyi başardılar. Nature dergisinde yayınlanan makalede, özünde üç boyutlu bir yapay retina olan sistemin , ışığa çok duyarlı yoğun nano-tel dizilerden oluştuğu tanımlanıyor. “Gelecekte bu teknolojiyi kullanılarak daha iyi göz protezleri ve insansı robotikler yapabiliriz,” diyor Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Zhiyong Fan, Science News’e verdiği demeçte. Ekip lideri Fan, alüminyum oksit membran içine, çok küçük perovskit sensörler yerleştirdi. Normalde, perovskit güneş pillerinde de kullanılan çığır açıcı bir mineral. Nano teller beynin görsel bilgiyi ilettiği, görsel korteksi taklit ederek, bu sensörler yardımıyla bilgisayara veya işlemciye iletiyor. Nano-teller o kadar duyarlı ki, insanın gözünün görebildiği optik dalga boyunu aşarak, 800nm dalga boyuna kadar ulaşabiliyor. Bu da görülür ışık ve kızılötesi radyasyonun bulunduğu eşiğe denk geliyor. Yani insan gözünün karanlıkta göremediği şeyleri, bu biyonik göz görebilir. “Yapay gözü kullanan insan, gece görüş yeteneği kazanacaktır,” diyor Fan. Bununla beraber, araştırmacılar biyonik gözün ışık değişimlerine normal insan gözünden çok daha hızlı bir şekilde, saniyenin çok küçük bir kesrinde adapte olabileceğini de belirtiyorlar. Tabi aklımıza Vin Diesel’in oynadığı Riddick karakteri de geliyor. Riddick yapay gözleriyle karanlıkta görebiliyordu. EC-EYE Detaylı yapısı Gu et al., Nature, 2020 Yapay retinanın bir santimetrekaresinde 460 milyon nano sensör yer alabiliyor, insan retinasında ise 10 milyon hücre olduğu tahmin ediliyor. Bu da yapay retinanın görsel kabiliyetinin, insan retinasından fazla olabileceğini öneriyor. Zhiyong Fan, “ Yapay gözün tüm potansiyelini henüz göstermedik. Yapay gözün kullanıcısı küçücük nesneleri görebilecek ya da çok uzağı görebilecek,” diyor. Araştırmada yer almayan bazı araştırmacılar ise yapay retinanın insan görsel sistemine bağlanması için halen çok işi olduğunu belirtiyor. Yine de bazı araştırmacılar daha umutlu görünüyor. “Önümüzdeki on yıl içinde bu biyonik gözlerin elle tutulur bazı örneklerini görebileceğimizi düşünüyorum,” diyor Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden elektrik mühendisi Hongrui Jiang, Scientific American dergisine verdiği demeçte. Kaynak Futurism. Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve derliyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.
biyonik göz nedir ve kim buldu