PDF indir. Felsefi düşüncenin merak, sorgulama, şüphe etme, eleştirel, tutarlı, sistemli, evrensel, rasyonel, birikimli ve refleksif olma gibi özellikleri vardır. Felsefi düşünce eleştiren ve araştıran insanların anlayabileceği ve yaşayabileceği bir olgudur. Bu tür insanlar gördüğü duyduğu her türlü veriyi ISBN 9789754054682. Sayfa: 208 sayfa Basım Tarihi: 2007. Düşündüğünüz her şeyin, yaşayacağınız her şeyin belirleyicisi olduğunu hiç düşündünüz mü? "Louise Hay "Düşünce Gücüyle Tedavi" adı altında kaleme aldığı kitabında bu düşünceden yola çıkarak yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyor. Ocak 30, 2013. Yayınlayan: kigem. Kategori: MAKALE. Yorum yapılmamış. Düşünme ve dokunmanın gücü bilimsel olarak da kanıtladı. Araştırmanın özeti şu: İnsan, eliyle ağrılarını dindirir, düşüncesiyle hastalanır, yanmayan parmaklarının bile su toplamasını sağlayabilir. Peki, insan düşüncenin ’gücü’nü nasıl Piramit tarafından temsil edilen güçleri kullanmanın yanı sıra, elitler aynı zamanda 'dengesizlik'in gücüyle de yoğun olarak çalışırlar. Bunu gerçekleştirmek için yapının doğal olarak ikiye bölünmüş görünen parçalarından birini öne çıkartırlar: erkek-kadın, tutuculuk-serbest fikirlilik, indirgemecilik 1071’in 26 Ağustos sabahı Malazgirt Meydanında neler oldu: Sultan Alparslan önce askerlerine imam oldu ve sabah namazı kıldırdı. Sabah namazından sonra şu duayı yaptı: “Allah’ım! İslam’ın sancaklarını yükselt ve hayatlarını Sana kulluk için esirgemeyen mücahitlerini yalnız bırakma! Ya Rabbi! Wpl6. Bilim kurgu sinemasının çığır açan filmlerinden Matrix’i izleyen herkes küçük bir çocuğun sadece düşünce gücüyle kaşığı büktüğü sahneyi hatırlar. Fiziksel güç kullanmadan nesneleri hareket ettirme, şekillerini değiştirme yüzyıllardan beri insanların ilgisini çeken bir alandır. Bilim insanları ise 15 yıldan uzun süredir yaptıkları çalışmalarla düşünce gücüyle protez uzuvları ve robotları hareket ettirmeyi başardılar. Bu konudaki ilk örnek geçirdiği inme yüzünden felç kalan Cathy Hutchinson oldu. Elleri ve ayakları tutmayan biri olarak yaşayan Cathy’nın kaderi 2012 yılında beynine yerleştirilen, kablolarla bilgisayara bağlı küçük bir çip sayesinde tamamen değişti. Brown Üniversitesi’nden bilim insanlarının ”beyin kapısı” adını verdikleri bu beyin-bilgisayar arayüzü ile Cathy’nin beyninden gelen sinyaller, bilgisayar üzerinden mekanik bir kola aktarılıyor. Cathy, yalnızca düşüncesini kullanarak robot kolu hareket ettirip yemek yemek, tokalaşmak, bir içecek şişesini kavrayıp ağzına götürebilmek gibi günlük işlerini yapabiliyor. Hutchinson, gözlüklerine eklenen nöroprotez sayesinde düşüncelerini bilgisayara aktarabilen, Stephan Hawking kadar popüler olmasa da bu alanda çığır açan eylemi gerçekleştiren ilk kişi oldu. Cathy Hutchinson’ın kaderi beynine yerleştirilen, kablolarla bilgisayara bağlı küçük bir çip sayesinde tamamen değişti. Kendisini bilime takıntı seviyesinde meraklı olarak tanımlayan Obama’nın 13 Ekim’de Beyaz Saray’da gerçekleşen ”Öncüler-Frontiers” toplantısında, hissedebilen robot el ile tokalaşmasından sonra bu konu yeniden gündeme geldi. Tekerlekli sandalyesine bağlı olan, robot kolu sadece düşünce gücü ile hareket ettirebilen Nathan Copeland, Hutchinson’dan farklı olarak bu tokalaşmayı hissedebildi. Robot ele yerleştirilen sensörler sayesinde Obama’nın tokalaşırken uyguladığı basınç, kablolar üzerinden Copeland’ın beynine aktarılarak onun da aynı tokalaşma hissini duymasını sağladı. İlgili yazı Hayalleri gerçeğe dönüştüren teknoloji REX Nathan Copeland, robot kolu sayesinde Başkan Obama’nın elini sıkmasını hissedebildi. Robot ve yapay zeka sistemleri etkinlikleri Ekim 2016, robot ve yapay zeka sistemlerinin tüm dünyada gösteriye çıktıkları bir ay oldu. Amerika’da yapılan bu toplantının dışında Avrupa da aynı dönemlerde 2 önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bunlardan ilki İsviçre’nin Zürih kentinde düzenlenen ilk Cyborg olimpiyatları Cybathlon’ oldu. Biyonik atletlerin mücadelesi olarak adlandırılan Cybathlon’da oluşturulan 6 farklı kategoriden birisi ise Hutchinson ve Copeland’in aktif kullandıkları beyin-bilgisayar arayüzü oldu. Dünyanın çeşitli üniversitelerinden katılan yarışmacılar düşünce gücü ile kontrol ettikleri avatarlarını özel bir bilgisayar oyununda yarıştırdılar. Dünyanın çeşitli üniversitelerinden katılan yarışmacılar, düşünce gücü ile kontrol ettikleri avatarlarını, ilk Cyborg Olimpiyatları Cybathlon’da yarıştırdılar. Cybathlon ile aynı dönemde Avrupa’nın başka bir şehrinde ise 24 saat süreli beyin hackhatonu yapıldı. Hack maratonu anlamına gelen hackathon, ortak bir konuya ilgi duyan kişilerin bir araya gelip sınırlı bir süre içinde, kendilerine verilen konuyla ilgili ortaya yeni bir ürün çıkarmaya çalıştıkları etkinliğin adı. Budapeşte’de üçüncüsü gerçeştirilen beyin hackhatonunda çoğunluğu öğrenci olan gruplar yapay zeka, sanal gerçeklik gibi teknolojileri kullanarak 24 saatlik bir süre içerisinde beyin-bilgisayar arayüzü sistemleri ile kendi uygulamalarını geliştirdiler. Bu teknolojiler nereye ilerliyor diye merak ediyorsanız, Thinking Machines şirketi kurucularından Daniel Hillis’in şu sözüne kulak vermenizi öneririm “Bedenimden herkes kadar ben de memnunum, ama silikon bir bedende 200 yaşına kadar yaşayacak olsam kesinlikle kabul ederdim”. Bütün bu çalışmalar biyonik bedenli yeni sürümümüz olan İnsan yavaş yavaş geldiğini gösteriyor. Peki siz böyle bir güncellemeye hazır mısınız? Daha detaylı bilgi için Daha mutlu ve sağlıklı bir hayat için düşünce gücüyle neler yapılabilir? Düşünce gücüyle insan hastalıklarını iyileştirebilir mi? Pozitif telkin ve inanç insan beynini nasıl etkiliyor? Kuantum düşünce tekniği, yeni çağın pazarlama tekniklerinden biri mi yoksa bilimsel bir karşılığı var mı? Deniz Bayramoğlu sordu, Kuantum Fizikçisi Elçin Tün, Psikolog Sosyolog Serap Duygulu, Yaşam Koçu Jülide Öztürk, Doğa Bilim Derneği Başkanı Altuğ Revnak Eti yanıtladı. Yayın Tarihi Yayın Saati 2200 Üç boyutlu yazıcılarla neler yapılabilir? sorular forum içinde, yazan Gast Cevap 0 Son Mesaj 19. 02. 2015, 1819 Tv nın ıyı cekmesı için neler yapılabilir? sorular forum içinde, yazan Gast Cevap 0 Son Mesaj 07. 10. 2013, 2114 Sims3 petsde neler yapılabilir? sorular forum içinde, yazan Gast Cevap 0 Son Mesaj 06. 06. 2013, 2220 Parapsikolojide nesneleri düşünce gücüyle hareket ettirme yeteneğine ne ad verilir? cevaplar forum içinde, yazan Gast Cevap 1 Son Mesaj 28. 09. 2012, 0933 Ortak atm’de neler yapılabilir? sorular forum içinde, yazan Gast Cevap 0 Son Mesaj 03. 06. 2012, 1819 İnsanlar küçük bir vücut kırgınlığı, hafif baş ağrıları ya da yorgunluk, halsizlik gibi durumlarda ilk olarak ağrı kesicilere sarılıyor. Bilinçsizce ağrıkesici almak çok da sağlıklı bir şey değildir. Ancak her birimizin evinin belirli yerlerinde 2-3 çeşit ağrıkesici bulunmaktadır. Peki, her ağrı veya halsizlik sorununda ilaçlara sarılmak yerine düşünce gücünüzü kullanmayı hiç denediniz mi? İşte, düşüncenin gücüyle önüne geçebileceğiniz hastalıklar şunlardır; 1. Baş Ağrısı Baş ağrınız arttığında bulunduğunuz ortamdan ferah ve temiz bir yere geçin. Eski güzel anılarınızı hatırlatacak bir iki kare fotoğrafınıza bakın. O anki hisleri, mutluluğu yeniden duymaya gayret gösterin. Tıpkı tekrar aynı yerdeymişçesine gözlerinizi kapatarak o anı düşünün ve yaşayın. Bir sahilde olduğunuzu ve denizin verdiği huzuru ortamdaki sessizliğin sizi sakinleştirdiğinin hayalini kurun. 2. Huzursuzluk ve Gergin Ruh Hali Kendinizi farklı ve rengarenk bir adada düşünün. Her gün yeni manzaraları, değişik canlı türlerini tanıdığınızı aklınıza getirin. Huzuru ve sakinliği içinizdeki okyanus sayesinde yakalayabileceğinizin farkına varın. 3. Stres Kırıldıysanız ve kendinizi bir kaosun içinde hissediyorsanız bir yazar olduğunuzu ve elinizdeki senaryonun zorlu kısmını kayda alıyor olduğunuzu hayal edin. Hatta bu durumu küçük bir kağıda not edin. Stresli ortamlarda sakin ve hassas olmaya özen gösterin. Düşüncelerinizi rahatça sarf edin ve gerçekleşen hüsranı kafanızda çok fazla büyütmeyin çünkü olayların yönünü belirleyen sizsiniz ve bir daha ki sefere daha başarılı bir senaryo yaratabilirsiniz. 4. Yaş Sorunu Herkes yaşının ilerlemesine bağlı olarak fiziksel değişimler yaşıyor. Elbette bu durum insanların ruhsal durumlarına da olumsuz etkiler gösterebiliyor. Bu durumdan kurtulmanın en güzel yolu, eski fotoğraflarınızda kendinizi en formda hissettiğiniz zamanı bulmaktır. Eğer bilincinize düşünce gücünüzle o en ideal halinizi kazıyabilirseniz yaş sorununu dert etmekten kurtulabilirsiniz. 5. Kırışıklıklar Düşüncenin gücü ile kırışıklıkları hava ve güneş ışığı aracılığıyla pürüzsüzleştirmeye gayret edin. Beyninizde kurduğunuz sistemle kırışıklıklarınızı cildinizden yok edin. Kendinizde zihinsel ve bedensel rahatlamayı sağladığınızda daha da gençleşeceğinizi fark edeceksiniz. 6. Grip Gribal enfeksiyon geçiren kişi halsiz ve mutsuz bir ruh haline sahiptir. Ancak bu halsizliğini, kendisini doğada gezintide hayal ederek oksijen dolu havayı dolu dolu içine çektiğini hissederek giderebilir. Bu üzerinizde ruhsal olarak bir rahatlama sağlayacaktır. Sağlıklı düşünmek, sağlığınıza en büyük faydayı sağlar. Önerilen İçerik; Dünyadaki En Ölümcül ve Tehlikeli Hastalıklar Yaşamımızda olan bitenin nasıl şekillendiği, bizim tercihlerimizi nelere göre yaptığımız gibi soruların cevapları çok çeşitlilik gösteriyor. Kişisel gelişim uzmanlarının “hayatınızı yönlendirebilirsiniz”, “gerçek güç sizin içinizde”, “iyi düşünün ve iyi olsun” gibi sayısız cümlesi aklımızda dolanırken düşünce gücümüzün neyi ne kadar etkilediğini merak etmeden edemiyoruz. Nedir bu düşünce gücü, ne işe yarar, biz onu ne kadar yönlendirebiliriz? Herkes kendi hayatında kendi gerçekliğini yaratmak ve yaşamak ister. Her ne kadar çevremizden, genetik özelliklerimizden, insanların olumlu, olumsuz yönlendirmelerinden çok etkilensek de, aslında içimizde bir “kendini gerçekleştirme”, “kendi gerçeğini yaratma” isteği var. İşte düşünce gücü de aslında kendi gerçekliğimizi yaratmak için çok önemli bir role sahip. Bu işe fazlasıyla kafa yormuş, bu alanda çalışmış kişilere göre; içinde yaşadığımız fiziksel dünyada algıladığımız her şeyin, düşünce ve inanışların görünmez dünyasında bir kaynağı bulunuyor. Yani istersek her şeyi kontrol edebilir miyiz? Düşüncelerimizi kontrol edebilmeyi öğrenmek çok önemlidir. Böylelikle sahip olmak ya da yaşamak istediğimiz şeyleri hayatımıza çekebilir, kendi gerçekliğimizi yaratabilir, yaşayabiliriz. İçimizdekiler, dışımızda kendini gösteriyor! Şu an var olduğumuz fiziksel dünyada karşılaştığımız her şeyin bizim iç dünyamızda ya da zihnimizde bir kaynağı var. Yani aslında hayatımız ve deneyimlerimiz iç dünyamızdan bağımsız gelişmiyor, hatta tam tersi şekilde işliyor. Yaşam içindeki olaylar zincirine kurulan sebep sonuç ilişkileri aslında düşünce gücünün temelini oluşturmaktadır. Şöyle ki; yaşadığımız şartlar ve durumlar, düşüncelerimizin ve inanışlarımızın bir sonucu olarak karşımıza çıkar, gerçekleşir. Maddi durumumuz, sağlık durumumuz, ilişkilerimiz, kısacası hayatımızın her alanı düşünce ve inanışlarımızın bir yansımasıdır. Yani başka bir deyişle düşüncelerimiz gerçeklerimizi oluşturuyor. Düşüncelerimiz ciddiye alalım! Bilgelerin de hep bir ağızdan söyledikleri gibi “Her şey enerjiden oluşur.” Madem öyle enerjimize dikkat edelim, evrene gönderdiğimiz mesajların bir karşılığı var. Düşüncelerimiz gerçeklerimiz oluyor. Bilgelere elbette ki inanıyoruz ve madem her şey enerjiden oluşuyor, düşüncelerimizin de enerjiden oluştuğunu kabul etmekte fayda var. Yani aslında düşüncelerimiz de canlıdır. Eminim fark etmişsinizdir ki; bir süre belli bir düşünceye odaklandığımızda, belirli bir frekansa ya da titreşime erişiyoruz. Odaklanarak iyi olanı kendimize çekebilir, bizim gerçekliğimiz haline getirebiliriz. Düşünce gücümüzle hayatımızı değiştirebiliriz! Düşünceler canlı olduğuna göre onları isteklerimiz, hayallerimiz doğrultusunda şekillendirebilir ve evrenden istediğimizi alabiliriz. Nasıl mı? Bilinçaltımızda uzun yıllardır var olan, değişmeyen, köklü inanışlarımız vardır. İşte içinde yaşamakta olduğumuz şartları değiştirmek ve istediğimiz şeyleri kendimize çekmek için de bilinçaltımızı programlamayı ve istediğimiz gibi yeniden düzenleyebilmeyi öğrenmeliyiz. Kulağa hoş geliyor değil mi? İşte bunu yapabilmenin de en kolay yolu yaratıcı görselleştirme yöntemidir. Yaratıcı görselleştirme yönteminde düşüncelerimizin temel aracı hayal gücümüzdür. Bizler düşüncelerimizi zihnimizde görselleştirerek bunların yansımasını içinde yaşadığımız dünyada gözlemleyebilir ya da deneyimleyebiliriz. Ne istediğimizi tam olarak bilmeliyiz! Düşünce gücümüzü kullanarak istediğimiz şeyleri kendimize çekmek için dikkat etmemiz gereken nokta, bu düşüncelerin tam olarak belirli olmasıdır. Şöyle ki; istediğimiz şey bir değişim ise, zihnimizin belirli bir değişime odaklandığından emin olmalıyız. Yani düşüncemiz isteğimiz doğrultusunda net olmalıdır. Böyle olmazsa hem düşünce gücümüzü etkili bir biçimde kullanamayız hem de farkında olmadan birçok değişimi kendimize çekebilir, kendimizi bir kaosun içinde bulabiliriz. Tam olarak istediğimize, kendi gerçekliğimize odaklanıp onu evrenden istiyoruz. Düşünce gücümüzle yararlı genlerimizi harekete geçirebiliriz! Düşünce gücümüz maddi, manevi her alanda, fiziksel, zihinsel ve ruhsal içimizde, dışımızda her şeyimizi etkileyebilmektedir. Çok ünlü bir Japon özdeyişine göre “hastalık zihinden ileri gelir.” Bu ne demek acaba? Şöyle ki; düşünce tarzımız bizi hasta edebilir ya da tam tersine iyileşmemize yardımcı olabilir, tüm hastalıklardan koruyabilir. Peki, o zaman genetik özelliklerimiz ne olacak? Bizler düşünce gücümüzle genetik özelliklerimiz de olumlu yönde etkileyebiliriz. Genlerimizin ve onların işleyişlerinin olumlu yönlendirilerek daha mutlu bir yaşam sürmemize yardım ettiği düşünülüyor. Yani insanın mutluluğu ya da genel sağlık durumu doğduğu anda genetik olarak belirlenmiş değildir, doğuştan getirdiklerimizi de olumluya yönlendirebiliriz. Düşünce gücünün etkisine inananlar ve bunu bizzat deneyimleyenler, mutluluğu yöneten genlerin herkesin içinde gizli olduğunu ve sadece devreye girmeyi beklediğini düşünmekteler. Madem öyle, mutlu ve sağlıklı olmak için onları harekete geçirip yaşantımıza fayda sağlayacak biçimde çalışmalarını sağlamalıyız. Bilim insanlarına göre; genlerimizin sadece % 5- 10’luk bir bölümü gerçek anlamda çalışıyor. Geriye kalanlarının ise ne yaptığı hala tam olarak bilinemiyor. Bizler mutlu ve sağlıklı olmak için her günü olumlu bir tutum içinde ve dolu dolu yaşayarak bu genlerimize hükmedebiliriz. Neden bu “düşünce gücü” meselesine bu kadar önem veriliyor biliyor musunuz? Çünkü hayata karşı coşku dolu, istekli bir yaklaşımın, insanı başarıya götürme ve mutluluk duymaya yol açan genleri harekete geçirme şansı çok yüksektir. Yani her gün olumlu bir tutum içerisinde, coşku dolu ve zindeysek yaşam çok daha kolay akar, gider. Bu şekilde olumlu bir zihinsel durum da; iyi genleri harekete geçirir, kötülerini ise etkisiz hale getirir. Zaten son dönemlerde çok popüler hale gelen “pozitif düşünce” kavramı da tam olarak bu anlayışın altını çiziyor. Düşünce gücüne inanalım ve hayatı olumluya çevirelim! Çevremizde her gün görmeye alıştığımız birçok insan hayata karşı olumsuz bir yaklaşım içindeymiş gibi bir yaklaşım sergiliyor. Ama aslında bu tür bir yaklaşım genler açısından çok zararlıdır. Olumlu cümleler yararlı genleri harekete geçirirken, olumsuz düşünceler zararlı genlere hitap etmektedir. Yani “fazla yememeliyim”, “çok içmemeliyim”, “kilo almamalıyım” gibi düşüncelerin kafanın içinde dolaşması yararlı genleri harekete geçirmez, hatta onlara ket vurur. Olumsuz düşünceler ve cümlelerin bizim hayatımızda geçerli olduklarına inanırsak içimizde gereksiz gerginliğe yol açabilir ve bu gerginlik de genlerimiz üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Aslında bize neyin iyi geleceğini, neyin kötü geleceğini en iyi yine bizler biliriz. Yani bizi üzmeyen, sağlığımızı bozmayan ve canımızın istediği her şeyi yiyebilir, içebilir ve yapabiliriz. Düşünce gücümüzü kullanmada önemli olan şey; mümkün olan en fazla sayıda zararlı geni “kapatmak”, yani hayatımızdan çıkarmak, bunun tam aksi olarak da yararlı genleri harekete geçirerek, bize hizmet etmelerini sağlamaktır. İşte bunu başarmanın temeli de düşünce tarzımızı olumluya döndürmektir. Düşüncelerimizle hücre ve genlerimizi yönetebiliriz! Bir gece uyumadan önce aklımızda ne varsa, rüyamıza onlar girer ya da sabahki ruh halimizi onlar belirler. Sabah uyanır uyanmaz farkına bile varmadan kendimizle konuşmaya başlarız. O sabah endişeliysek, olumsuz bir bakış açısıyla düşünür ve düşündüklerimizi de o şekilde uygularız. Ama güneşli bir sabah gezintisi ya da çok sevdiğimiz biriyle bir kahvaltı varsa planda içimizdeki mutluluk dilimize, dışımıza yansır ve şarkılar söyleyerek elimizi, yüzümüzü yıkarız. İşte böylesi bir sabah sokağa adım atar atmaz, hücrelerimiz güzel havaya yanıt verir ve harekete geçer. Hücreler, beyinden gelen “her şey çok güzel” talimatına göre hareket eder ve sahiden de her şey güzel olur. Tüm bunlardan yola çıkarak dolu dolu ve mutlu bir yaşam için düşüncelerimizi olumlu yönde kullanarak, genlerimizi harekete geçirmeliyiz. Her gün yepyeni şeylerle, yeni bilgilerle, yeni çevrelerle karşılaşmak “olumluya kapalı” genlerin harekete geçirilmesi için mükemmel fırsattır.

düşünce gücüyle neler yapılabilir tarihi